Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Rusya’dan Sonra

    ISBN :9786052139332
    Sayfa Sayısı :128
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :15x21 cm
    Basım Yılı :2019
    350,00 ₺
    297,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Rusya’dan Sonra

    Marina Tsvetayeva, Rus şiirinin rönesansı sayılan Gümüş Çağ’ının en önemli temsilcilerinden. 1922’de Berlin’e, ardından Prag’a göç etti. 1925’te Paris’e yerleşti. 1927’de Rusya’dan Sonra kitabını hazırlamaya başladı. Vatan hasreti, aşk ve ayrılık acısı çekerken yazdığı bu şiirler 1928’de Paris’te kitaplaştı. Rusya’dan Sonra, Tsvetayeva hayattayken çıkan son kitabı oldu. Rusya’dan Sonra’dan yapılmış geniş seçki Günay Çetao Kızılırmak’ın Rusça aslından çevirisiyle 160. Kilometre’de.

    “(...) erken Tsvetayeva tüm diğer sembolistlerin olmak isteyip de olamadıkları şeydi. Onların yazınının uydurma şekiller ve cansız arkaizmler içinde güçsüzce çırpındığı yerde Tsvetayeva gerçek sanatın zorlukları üzerinden kolayca uçarak geçiyor, onun gereklerini güle oynaya, kıyas kabul etmez bir teknik parıltıyla yerine getiriyordu.”

    Boris Pasternak

    Rusya’dan Sonra

    Marina Tsvetayeva, Rus şiirinin rönesansı sayılan Gümüş Çağ’ının en önemli temsilcilerinden. 1922’de Berlin’e, ardından Prag’a göç etti. 1925’te Paris’e yerleşti. 1927’de Rusya’dan Sonra kitabını hazırlamaya başladı. Vatan hasreti, aşk ve ayrılık acısı çekerken yazdığı bu şiirler 1928’de Paris’te kitaplaştı. Rusya’dan Sonra, Tsvetayeva hayattayken çıkan son kitabı oldu. Rusya’dan Sonra’dan yapılmış geniş seçki Günay Çetao Kızılırmak’ın Rusça aslından çevirisiyle 160. Kilometre’de.

    “(...) erken Tsvetayeva tüm diğer sembolistlerin olmak isteyip de olamadıkları şeydi. Onların yazınının uydurma şekiller ve cansız arkaizmler içinde güçsüzce çırpındığı yerde Tsvetayeva gerçek sanatın zorlukları üzerinden kolayca uçarak geçiyor, onun gereklerini güle oynaya, kıyas kabul etmez bir teknik parıltıyla yerine getiriyordu.”

    Boris Pasternak

    >