Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Risk Toplumu ve Din

    Yayınevi : Maarif Mektepleri
    ISBN :9786059791809
    Sayfa Sayısı :256
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    120,00 ₺
    96,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Risk toplumu kuramına göre modern dünya ve insanın ufkunu, beklentilerini ve gelecek endişesini, dünyevi ve telafisi mümkün olmayan risk/ler belirlemektedir. Riskler ve risk sarmalındaki insan, sanayi sonrası toplumun esas bileşenleri ve esas aktörleridir. Dolayısıyla insanlık durumlarının ve küreselleşen dünyanın hakkıyla anlaşılabilmesi için risk merkezli bir sosyolojiye ihtiyaç vardır. 

    Risk merkezli sosyolojik bakış, modernitenin bir kopuş yaşadığı, postmodern bir evreye geçildiği fikrine karşı çıkar; inkılap eden modernizmlerin süreklilik arz ettiğini, beraberlerinde taşıdıkları riskler sâyesinde düşünümselleşerek kendini revize ettiğini öne sürer.

    Aktüel dünyada vukû bulan sorun ve sancıların modernitenin ürettiği risklerden ibaret olduğunu ve fakat bu risklerle kendine yeni mekânlar yaratarak ulus-devletleri, kurumları ve bireysellikleri dönüştürdüğünü vurgulayan risk toplumu teorisi, modernitenin esas belirleyici olarak devam ettiğini ifade eder.

    Din ve dinsellik ise, küresel ölçekte bireyselleşerek yeniden içerik kazanmakta, modernitenin hızına koşut bir şekilde modern-öncesi ve modern geleneklerden uzaklaşarak yeni bir tecrübeye tanıklık yapmaktadır. 

    Risk toplumu kuramına göre modern dünya ve insanın ufkunu, beklentilerini ve gelecek endişesini, dünyevi ve telafisi mümkün olmayan risk/ler belirlemektedir. Riskler ve risk sarmalındaki insan, sanayi sonrası toplumun esas bileşenleri ve esas aktörleridir. Dolayısıyla insanlık durumlarının ve küreselleşen dünyanın hakkıyla anlaşılabilmesi için risk merkezli bir sosyolojiye ihtiyaç vardır. 

    Risk merkezli sosyolojik bakış, modernitenin bir kopuş yaşadığı, postmodern bir evreye geçildiği fikrine karşı çıkar; inkılap eden modernizmlerin süreklilik arz ettiğini, beraberlerinde taşıdıkları riskler sâyesinde düşünümselleşerek kendini revize ettiğini öne sürer.

    Aktüel dünyada vukû bulan sorun ve sancıların modernitenin ürettiği risklerden ibaret olduğunu ve fakat bu risklerle kendine yeni mekânlar yaratarak ulus-devletleri, kurumları ve bireysellikleri dönüştürdüğünü vurgulayan risk toplumu teorisi, modernitenin esas belirleyici olarak devam ettiğini ifade eder.

    Din ve dinsellik ise, küresel ölçekte bireyselleşerek yeniden içerik kazanmakta, modernitenin hızına koşut bir şekilde modern-öncesi ve modern geleneklerden uzaklaşarak yeni bir tecrübeye tanıklık yapmaktadır. 

    >