Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Orta Doğu Siyasi Tarihinde Dürziler

    ISBN :9786059281751
    Sayfa Sayısı :192
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    192,00 ₺
    153,60 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Dürzî inanç esasları ile ilgili ilk çalışmalar Dürzî olmayanlarca yapılmış ve genellikle ağır ithamlar yapılarak mezhep eleştirilmiştir. Son dönemlerde Dürzîler tarafından yazılan eserlerde ise birçok nokta kapalı bırakılarak mezhebin fikirleri savunulmuştur. Bu eksiklikleri giderebilme adına daha önce İnanç Esasları Açısından Dürzîlik adlı eseri yayımlayarak Dürzîliğin teşekkül sürecini aydınlatmaya çalışmıştık. Bu çalışmamız ise, adı anılan eserin devamı niteliğini taşımakta olup Dürzîlerin tarihini günümüze kadar ele almaktadır. Ayrıca Dürzîlerin toplumsal yapıları da ortaya konulmaktadır.

    Bölgede yaşanan siyasi ve dinî olaylar bilinmezse, yaşadığımız asrın ve ülkenin sınırları içine hapsedilmiş, kendimize ait bilgilerin dar çemberi içine sıkıştırılmış bir şekilde, dünyanın diğer bölgelerine yabancı kalarak olayları tahlil etme yeteneğinden mahrum kalırız. Siyasi ve dinî mezhepleri öğrenerek, tarihî hadiselerin sebeplerini anlamaya çalışmak ve tarihî bir manada yorumlamak suretiyle, bugünü daha iyi anlayarak analiz edebiliriz ve gelecekle ilgili projeler üretebiliriz.

    Dürzî inanç esasları ile ilgili ilk çalışmalar Dürzî olmayanlarca yapılmış ve genellikle ağır ithamlar yapılarak mezhep eleştirilmiştir. Son dönemlerde Dürzîler tarafından yazılan eserlerde ise birçok nokta kapalı bırakılarak mezhebin fikirleri savunulmuştur. Bu eksiklikleri giderebilme adına daha önce İnanç Esasları Açısından Dürzîlik adlı eseri yayımlayarak Dürzîliğin teşekkül sürecini aydınlatmaya çalışmıştık. Bu çalışmamız ise, adı anılan eserin devamı niteliğini taşımakta olup Dürzîlerin tarihini günümüze kadar ele almaktadır. Ayrıca Dürzîlerin toplumsal yapıları da ortaya konulmaktadır.

    Bölgede yaşanan siyasi ve dinî olaylar bilinmezse, yaşadığımız asrın ve ülkenin sınırları içine hapsedilmiş, kendimize ait bilgilerin dar çemberi içine sıkıştırılmış bir şekilde, dünyanın diğer bölgelerine yabancı kalarak olayları tahlil etme yeteneğinden mahrum kalırız. Siyasi ve dinî mezhepleri öğrenerek, tarihî hadiselerin sebeplerini anlamaya çalışmak ve tarihî bir manada yorumlamak suretiyle, bugünü daha iyi anlayarak analiz edebiliriz ve gelecekle ilgili projeler üretebiliriz.

    >