Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Mucizene Dokun

    Yayınevi : Pozitif Yayınları
    ISBN :9786054726929
    Sayfa Sayısı :272
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19 cm
    Basım Yılı :2018
    150,00 ₺
    120,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    ‘’Allah sana kendi ruhundan üfledi’’

    Secde Suresi / 9

    Kafdağı’nın ardında bir cennetim var benim...
    Yerim yurdum, yuvam orasıdır.
    Boynum uzundur.
    Gözlerimde derin denizlerin mavi ışıltısı...
    Altın renkli uzun uzun tüylerimle Kafdağı’nın zirvelerinde süzülürüm.
    Her hayvandan bir parça taşırım.
    Sesimin tınısında huzur saklıdır.
    Gözyaşım şifalıdır. Acı çeken kuşlara şifa dağıtırım...
    Kanatlarımla sıvazladığım yaralar iyileşir.
    Keskin ve derin bakışlarım vardır.
    Öyle bir ilim verilmiştir ki bana, kapımı çalan herkese şifa olurum...
    Ben; Anka kuşuyum.
    Büyük bir ateşin ortasında yanarak yok olan ve küllerinden yeniden doğan

    Zümrüdüanka

    Günlerden bir gün kuşlar dünyasında ters giden bir şeyler olur.
    Ve karar verirler, dünyadaki bütün kuşlar toplanıp
    Simurg’un huzuruna çıkmak için uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkarlar.
    Uçarlar. Uçarlar...
    Yol uzun... Yolculuk zordur...
    Aşılması gereken yedi vadi vardır.
    Yorulanlar olur. Vazgeçenler olur. Nefesi yetmeyenler olur...
    Kanatları telef olup düşenler olur.
    Ve o zorlu yolculukta yılmadan, yıkılmadan yoluna devam edip
    Simurg’u bularak kendi mucizelerine ulaşanlar olur...
    Ve sen!.. Şimdi söyle bana!
    Senin yolculuğun nereye?
    Vazgeçenlerden misin?
    Yoksa Zümrüdüanka’ya ulaşıp mucizesine dokunanlardan mısın..?

    ‘’Allah sana kendi ruhundan üfledi’’

    Secde Suresi / 9

    Kafdağı’nın ardında bir cennetim var benim...
    Yerim yurdum, yuvam orasıdır.
    Boynum uzundur.
    Gözlerimde derin denizlerin mavi ışıltısı...
    Altın renkli uzun uzun tüylerimle Kafdağı’nın zirvelerinde süzülürüm.
    Her hayvandan bir parça taşırım.
    Sesimin tınısında huzur saklıdır.
    Gözyaşım şifalıdır. Acı çeken kuşlara şifa dağıtırım...
    Kanatlarımla sıvazladığım yaralar iyileşir.
    Keskin ve derin bakışlarım vardır.
    Öyle bir ilim verilmiştir ki bana, kapımı çalan herkese şifa olurum...
    Ben; Anka kuşuyum.
    Büyük bir ateşin ortasında yanarak yok olan ve küllerinden yeniden doğan

    Zümrüdüanka

    Günlerden bir gün kuşlar dünyasında ters giden bir şeyler olur.
    Ve karar verirler, dünyadaki bütün kuşlar toplanıp
    Simurg’un huzuruna çıkmak için uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkarlar.
    Uçarlar. Uçarlar...
    Yol uzun... Yolculuk zordur...
    Aşılması gereken yedi vadi vardır.
    Yorulanlar olur. Vazgeçenler olur. Nefesi yetmeyenler olur...
    Kanatları telef olup düşenler olur.
    Ve o zorlu yolculukta yılmadan, yıkılmadan yoluna devam edip
    Simurg’u bularak kendi mucizelerine ulaşanlar olur...
    Ve sen!.. Şimdi söyle bana!
    Senin yolculuğun nereye?
    Vazgeçenlerden misin?
    Yoksa Zümrüdüanka’ya ulaşıp mucizesine dokunanlardan mısın..?

    >