palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Modern Felsefenin Serüveni

    Yayınevi : Karahan Kitabevi
    ISBN :9786059374958
    Sayfa Sayısı :448
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24 cm
    Basım Yılı :2018
    304,00 ₺
    273,60 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Aydınlanma felsefesi, eninde sonunda, kendi içindeki eleştirilere rağmen aklın yüceltilmesidir. Aydınlanma, bu anlamda, okuyacağınız kitapta da yer alan Kant‟ta en iyi tanımını bulur: Aklın üzerindeki vesayetin kaldırılması. Bu yüzden kitap Kant ile başlıyor.

    Aklın eleştirisi de aydınlanmaya dahildir. Ve doğrusu, Aristo‟dan beri bilindiği üzere, aklı eleştirmek de akıl işidir. Laiklik ise Condorcet‟in dediği gibi, aklın halka mal olmasıdır. Sosyalizmin çözülmesi ve kapitalizmin bu çözülme sonrasında insanlığa vadettiği “barış, refah, demokrasi” hayalleri hızla yalnızca birer serap olarak geride kalıyor. Barış yerine dünyanın her yerinde savaş rüzgarları esiyor, refah yerine bir türlü atlatılamayan kriz, demokrasi yerine her yerde en iyi tabirle otoriter rejimler fışkırdı. Duvarın 1989‟dan beri yıkılmasıyla beraber yoğunluk kazanan akıl ve akılcılık karşıtı akımların yükselişi felsefeyi daha da önemli kılmaktadır. Felsefe, aklın ürünü ve aklın eleştirisi ve aklın kendi üzerine düşnmesidir.

     

    Aydınlanma felsefesi, eninde sonunda, kendi içindeki eleştirilere rağmen aklın yüceltilmesidir. Aydınlanma, bu anlamda, okuyacağınız kitapta da yer alan Kant‟ta en iyi tanımını bulur: Aklın üzerindeki vesayetin kaldırılması. Bu yüzden kitap Kant ile başlıyor.

    Aklın eleştirisi de aydınlanmaya dahildir. Ve doğrusu, Aristo‟dan beri bilindiği üzere, aklı eleştirmek de akıl işidir. Laiklik ise Condorcet‟in dediği gibi, aklın halka mal olmasıdır. Sosyalizmin çözülmesi ve kapitalizmin bu çözülme sonrasında insanlığa vadettiği “barış, refah, demokrasi” hayalleri hızla yalnızca birer serap olarak geride kalıyor. Barış yerine dünyanın her yerinde savaş rüzgarları esiyor, refah yerine bir türlü atlatılamayan kriz, demokrasi yerine her yerde en iyi tabirle otoriter rejimler fışkırdı. Duvarın 1989‟dan beri yıkılmasıyla beraber yoğunluk kazanan akıl ve akılcılık karşıtı akımların yükselişi felsefeyi daha da önemli kılmaktadır. Felsefe, aklın ürünü ve aklın eleştirisi ve aklın kendi üzerine düşnmesidir.

     

    >