palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Makber

    Yayınevi : Okuyan Us Yayın
    Yazar : Cem Mumcu
    ISBN :9786054054817
    Sayfa Sayısı :126
    Baskı Sayısı :10
    Ebatlar :13,5x19,5 cm
    Basım Yılı :2016
    275,00 ₺
    220,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Hayat, kime ne zaman merhamet edeceği, hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi. Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne… Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli… İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi, aynı memelerle boğabilirdi de onu. Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki? Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları, açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir. Bu aşüfte annenin kör çocukları, onun bir tarafını görmezler: Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını. En acılı çocukları onlardır: Saf güvene kananlarla, hiç güvenmeme tabutuna girenler…” 

    “Dar bir koridora elindeki Muharrem’e daha sıkı tutunarak girdi. Beş altı taş basamağı hep birlikte indiler. Basamaklar bu gördüğünden başka her türlü heyecana alışıktı. Gelin hamamı için gelmiş taze gelinin heyecanına; kırk hamamına gelmiş loğusanın sevincine ve kırkı çıkmış bir insan yavrusunun minik kalbinin atışına; oğluna kız aramak için merdivenleri inen kadının meraklı bakışlarına; ilk defa boy abdesti alacak genç bir bedenin ürpertisine; samur kaşlı, cilveli, fidan boylu, gül dudaklı tellağıyla beraber halvete çekilmek için gelen oğlancının aşkına; evliya kurnasında dua edip dilek tutacak yaşı geçkin kızın umuduna; mesleğini bırakan bir genelev kadınının kırklanarak ruhunu temizlerken hissettiği ferahlığa; su gibi gidip su gibi gelsin diye hamama gelen askere gidecek delikanlının nişanlısına döktüğü gözyaşlarına ve daha birçok insan haline alışıktı basamaklar. Ama bunu anlayamadılar… Taşların görmüş geçirmiş deliklerinden âdeta merakla yukarı bakan gözler fırladı. Sağ taraftaki hamam kapısına gelene kadar belki bir asır geçti. Kapının önündeki küçük asma, taşların çığlıklarını duymuşçasına merakla baktı gelenlere.”

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    “Hayat, kime ne zaman merhamet edeceği, hangi çocuğunun ne zaman başını okşayacağı belli olmayan bir anneydi. Ne zaman ne kadar süt vereceğini bilemediğimiz koca memeli bir anne… Gözünü bile kırpmadan sütüne zehir katacak kadar hain ve memesinden kan çıkarma pahasına süt verecek kadar şefkatli… İri memelerinin üstünde yatırdığı yavrusuna huzur verdiği gibi, aynı memelerle boğabilirdi de onu. Hangi yavrusu ona güvenebilir ya da ona güvenmeden nefes alabilir ki? Emdiği bu memeden zehirlenmeyi göze almayan çocukları, açlıktan ölmeyi peşin kabul edenlerdir. Bu aşüfte annenin kör çocukları, onun bir tarafını görmezler: Ya güven veren kısmını ya da hain kısmını. En acılı çocukları onlardır: Saf güvene kananlarla, hiç güvenmeme tabutuna girenler…” 

    “Dar bir koridora elindeki Muharrem’e daha sıkı tutunarak girdi. Beş altı taş basamağı hep birlikte indiler. Basamaklar bu gördüğünden başka her türlü heyecana alışıktı. Gelin hamamı için gelmiş taze gelinin heyecanına; kırk hamamına gelmiş loğusanın sevincine ve kırkı çıkmış bir insan yavrusunun minik kalbinin atışına; oğluna kız aramak için merdivenleri inen kadının meraklı bakışlarına; ilk defa boy abdesti alacak genç bir bedenin ürpertisine; samur kaşlı, cilveli, fidan boylu, gül dudaklı tellağıyla beraber halvete çekilmek için gelen oğlancının aşkına; evliya kurnasında dua edip dilek tutacak yaşı geçkin kızın umuduna; mesleğini bırakan bir genelev kadınının kırklanarak ruhunu temizlerken hissettiği ferahlığa; su gibi gidip su gibi gelsin diye hamama gelen askere gidecek delikanlının nişanlısına döktüğü gözyaşlarına ve daha birçok insan haline alışıktı basamaklar. Ama bunu anlayamadılar… Taşların görmüş geçirmiş deliklerinden âdeta merakla yukarı bakan gözler fırladı. Sağ taraftaki hamam kapısına gelene kadar belki bir asır geçti. Kapının önündeki küçük asma, taşların çığlıklarını duymuşçasına merakla baktı gelenlere.”

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >