Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Liya

    Yayınevi : Cinius Yayınları
    ISBN :9786057823670
    Sayfa Sayısı :156
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2019
    220,00 ₺
    176,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Beklenenin dışında bir serüveni yaşamaya maruz bırakılırız.

    Çoğu zaman, atfolunan, lütfolunan, hapsolunan, kaybolan ve hep bir sürekliliği ertesilerin ramağında olan.

    Kalbe değmeyen vuslatı bir sonraya satamamak gibi, uzanıp da dokunamadığın bir şimdiyi yaşayamamak gibi, sanılanın aksi her neyse ona sarılmak zorunda olmak gibi. Kırık satırların, acabalı intiharların, silsilesi cesaret sanılan ama misillemesi aptallık kalanların, cinayet kokulu masumiyet rüzgarlı tenhaların, aklın, kalbin ve ruhun toprakla betimlenmiş hali olanların, ekmek savaşı diye yola çıkıp emek savaşında kavrulanların, isyankar hayalleriyle hakikatin önünde diz çöküp gururlarını ilikleyenlerin, adaletin yağmadığı topraklarda nadası infaz olanların, kapital kokulu devrim sokaklı toplumların, muhafazakar yaralardan doğanların asla vazgeçmeyeceği şey değil mi, umut?

    Ben de öyle düşünüyorum. Her halükarın bir tekabüldeki tahammülü, her hayrın başlangıcı bir tevekkülün tekamülü değil mi?

    Değilin bir değili olsa da, benim dediğimin bir değeri yok. Tefekkürünüz bol, teşekkürünüz size yol olsun.

    Yol demişken yolunuz diyorum, hayırlara boğulsun.

    Beklenenin dışında bir serüveni yaşamaya maruz bırakılırız.

    Çoğu zaman, atfolunan, lütfolunan, hapsolunan, kaybolan ve hep bir sürekliliği ertesilerin ramağında olan.

    Kalbe değmeyen vuslatı bir sonraya satamamak gibi, uzanıp da dokunamadığın bir şimdiyi yaşayamamak gibi, sanılanın aksi her neyse ona sarılmak zorunda olmak gibi. Kırık satırların, acabalı intiharların, silsilesi cesaret sanılan ama misillemesi aptallık kalanların, cinayet kokulu masumiyet rüzgarlı tenhaların, aklın, kalbin ve ruhun toprakla betimlenmiş hali olanların, ekmek savaşı diye yola çıkıp emek savaşında kavrulanların, isyankar hayalleriyle hakikatin önünde diz çöküp gururlarını ilikleyenlerin, adaletin yağmadığı topraklarda nadası infaz olanların, kapital kokulu devrim sokaklı toplumların, muhafazakar yaralardan doğanların asla vazgeçmeyeceği şey değil mi, umut?

    Ben de öyle düşünüyorum. Her halükarın bir tekabüldeki tahammülü, her hayrın başlangıcı bir tevekkülün tekamülü değil mi?

    Değilin bir değili olsa da, benim dediğimin bir değeri yok. Tefekkürünüz bol, teşekkürünüz size yol olsun.

    Yol demişken yolunuz diyorum, hayırlara boğulsun.

    >