Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kutsal Kitaplar Açısından Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık

    ISBN :9786059304764
    Sayfa Sayısı :256
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    200,00 ₺
    170,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İdeal olan, arzu edilen hiç şüphesiz şiddetin her türünün ve ayrımcılığın olmadığı bir dünyadır. Ne var ki başlangıçtan günümüze değin bunu ortadan kaldıran bir toplum yoktur. Muhtemelen de olamayacaktır. Zira insan
    kusur işleme potansiyeline sahip bir varlıktır. Önemli olan bu potansiyelin erdeme dönüştürülmesidir. Bunda da doğru şekilde öğrenilen dini değerlerin katkısı inkâr edilemez. Dini değerlerin öğretilmesi de ailede başlamalıdır.
    Dolayısıyla ailenin ilk eğitimcisi durumunda olan annelerin yani kadınların bilgi, bilinç ve eylemleri kıymet kazanmaktadır. Bu itibarla insanların bilgilendirilmesi, şuurlu kadınlar ve şuurlu anneler eliyle olacaktır.

    Diğer taraftan her üç dinin kitaplarına baktığımızda, dini temelli olduğu iddia edilen pek çok şiddetin dinden değil, uygulayıcılarının cahilane ya da kasıtlı tutumlarından kaynaklandığıdır. Bu yanlış tutumların temelinde nesiller boyu
    uygulanarak gelenek haline gelmiş olan adetlerin erkekler üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Görülen o ki, gelenekler ve adetler çoğu zaman kişi üzerinde dinden daha etkili olmaktadır.

    “Kadına dal verirsen, ağaç eder,
    Ekmek verirsen aş eder,
    Ev verirsen yuva eder,
    Sevgi verirsen, başına taç eder.”
    “Cennet anaların ayakları altındadır”

    (Hz. Muhammed)

    İdeal olan, arzu edilen hiç şüphesiz şiddetin her türünün ve ayrımcılığın olmadığı bir dünyadır. Ne var ki başlangıçtan günümüze değin bunu ortadan kaldıran bir toplum yoktur. Muhtemelen de olamayacaktır. Zira insan
    kusur işleme potansiyeline sahip bir varlıktır. Önemli olan bu potansiyelin erdeme dönüştürülmesidir. Bunda da doğru şekilde öğrenilen dini değerlerin katkısı inkâr edilemez. Dini değerlerin öğretilmesi de ailede başlamalıdır.
    Dolayısıyla ailenin ilk eğitimcisi durumunda olan annelerin yani kadınların bilgi, bilinç ve eylemleri kıymet kazanmaktadır. Bu itibarla insanların bilgilendirilmesi, şuurlu kadınlar ve şuurlu anneler eliyle olacaktır.

    Diğer taraftan her üç dinin kitaplarına baktığımızda, dini temelli olduğu iddia edilen pek çok şiddetin dinden değil, uygulayıcılarının cahilane ya da kasıtlı tutumlarından kaynaklandığıdır. Bu yanlış tutumların temelinde nesiller boyu
    uygulanarak gelenek haline gelmiş olan adetlerin erkekler üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Görülen o ki, gelenekler ve adetler çoğu zaman kişi üzerinde dinden daha etkili olmaktadır.

    “Kadına dal verirsen, ağaç eder,
    Ekmek verirsen aş eder,
    Ev verirsen yuva eder,
    Sevgi verirsen, başına taç eder.”
    “Cennet anaların ayakları altındadır”

    (Hz. Muhammed)

    >