Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kuru Pınar

    ISBN :9786056777134
    Sayfa Sayısı :248
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    350,00 ₺
    280,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    1972 baharında Saliha’ya çeyizlik alınması için Yasin, Nurihan’a beş bin lira verdi, düğün tarihi belirlendi. Nisan ayında düğün sakin bir şekilde iki aile arasında yapıldığında; rüzgâr uğuldadı, yağmur çiselemeye başladı.

    Gökyüzü o gece kızgınlığını, nefesini estirerek, kulak zarını delercesine gürleyerek, şimşekler çakarak, deli bir yağmur yağdırarak hissettirdi. Batman Çayı kudurmuşçasına akıyordu. Sanki çay yağan yağmurla birlikte ağıtlar yakıyordu. Doğanın bu hâline köylüler de şaşırmışlardı. O yıl yağmur hiç bu denli hırçın yağmamıştı.

    Uzun zamandır yağmur yağmadığından, damlara bakım yapılmadığından damlarda çatlaklıklar oluşmuştu. Yağmur suları olduğu gibi evlerin içine akmıştı. Mehmet’in evi de bu yağmurdan nasibini almıştı. Düğün için alınan eşyalar ıslanmıştı. Avluya ayağını attığı gibi çamurlaşmış topraktan vıcık vıcık sesler geldi. Dama çıktı, loğu aldı, damın çamurlaşmış toprağını bastırarak toprağı pekiştirdi. Yağmur durmadan yağıyordu. Mehmet’in gözyaşlarıyla yağmur sanki birlikte akıyordu yanağından. Neden sonra gözünde Meliha’nın bakışları belirdi, kulağında sesi yankılandı. O an Mehmet, “Ah seni ne çok özledim, ne çok bir bilsen…” diye içlendi.

    -Aslında Meliha’nın ölümünden sonra selâmı sabahı kesmem gerekiyordu.

    Ne Nurihan’la ne de Saliha’yla hiç konuşmamalıydım.

    1972 baharında Saliha’ya çeyizlik alınması için Yasin, Nurihan’a beş bin lira verdi, düğün tarihi belirlendi. Nisan ayında düğün sakin bir şekilde iki aile arasında yapıldığında; rüzgâr uğuldadı, yağmur çiselemeye başladı.

    Gökyüzü o gece kızgınlığını, nefesini estirerek, kulak zarını delercesine gürleyerek, şimşekler çakarak, deli bir yağmur yağdırarak hissettirdi. Batman Çayı kudurmuşçasına akıyordu. Sanki çay yağan yağmurla birlikte ağıtlar yakıyordu. Doğanın bu hâline köylüler de şaşırmışlardı. O yıl yağmur hiç bu denli hırçın yağmamıştı.

    Uzun zamandır yağmur yağmadığından, damlara bakım yapılmadığından damlarda çatlaklıklar oluşmuştu. Yağmur suları olduğu gibi evlerin içine akmıştı. Mehmet’in evi de bu yağmurdan nasibini almıştı. Düğün için alınan eşyalar ıslanmıştı. Avluya ayağını attığı gibi çamurlaşmış topraktan vıcık vıcık sesler geldi. Dama çıktı, loğu aldı, damın çamurlaşmış toprağını bastırarak toprağı pekiştirdi. Yağmur durmadan yağıyordu. Mehmet’in gözyaşlarıyla yağmur sanki birlikte akıyordu yanağından. Neden sonra gözünde Meliha’nın bakışları belirdi, kulağında sesi yankılandı. O an Mehmet, “Ah seni ne çok özledim, ne çok bir bilsen…” diye içlendi.

    -Aslında Meliha’nın ölümünden sonra selâmı sabahı kesmem gerekiyordu.

    Ne Nurihan’la ne de Saliha’yla hiç konuşmamalıydım.

    >