palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kitabevi

    Yayınevi : Mana Yayınları
    Yazar : Ümit Aktaş
    ISBN :9786055793937
    Sayfa Sayısı :192
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2014
    290,00 ₺
    217,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    "…Neden hep uzaklara gidilir? Hicret, fetih, hacc… Hep bir uzaklaşma edimidir. Mesafenin açılması başlı başına bir eylem midir? Yoksa bu yeni bir eylemi başlatmak için bir kopma, sıçrama ya da gönderi noktası ihdası mıdır? Ya uzaktan dönmek, nasıl bir şeydir? Kendine mi dönmektir? “Kendin”, beklemekte midir orada, o yerde? Peki, “o yer”, hâlâ o yer midir? Gitme kararımızın ucu açıktı gerçi. Ama bir dönüş olacak mıydı? Dönersek şayet neye veya nereye dönecektik? Peki ya gittiğimiz yerdeki amacımız tam olarak neydi? Devrim mi, tebliğ mi,
    irşad mı, cihad mı? Savaşımız kiminleydi? Halkla mı, devletle mi, emperyalizmle mi, dahası kendimizle mi?

    Cevapsızdı bu sorular şimdilik. Üzerinde düşünmekten çok, süreç içerisinde cevaplarının ortaya çıkması beklenecek sorulardı. Ama şimdilik bizim heyecanlarımız ve tutkularımız, tüm gerçekliği olduğu gibi, bu cevapsız soruları da bastırıyor ve erteliyordu. Şimdi, hep daha önemli şeyler vardı yapacak. Dolayısıyla önümüze bakmalı ve o an ne yapılması gerekiyorsa o yapılmalıydı. Yola düşülmeli ve aşkla yürünmeli ve yolda düşünülmeliydi. Yolumuz bizi nereye çıkarır; Mekke’ye mi, Medine’ye mi, yoksa başka bir yere mi, onu işte ancak bu yolculuk süresince öğrenebilecektik. Kısacası yolumuzun ve yolculuğumuzun serencamı, bir anlamda, bizzat bizim kendi edimlerimizle belirlenecekti. Her nereyi hak ediyorsak, oraya varabilecektik çünkü; ancak oraya: kalbimizdeki “arzı mevûd”a…’’ 

    Türkiye İslamcılığı, oldukça önemli tarihsel süreçlerden geçtiği halde, kendi geçmişini pek anlatmadı. Kimi düşünsel soruşturmalar ve hesaplaşmalar dile getirildiyse de, bu öyküler edebiyata çok da yansıtılmadı. Türkiye’nin olduğu kadar İslamcılığın yakın siyasi tarihine dair bir okuma anlamına da gelen ‘’Kitabevi’’, bu dönemi, düşünsel tartışmaları ve örgütsel mücadeleleri hikâye ederken, okuyucuyu da o serüvenin içine sokmakta. Bu romanla bir yandan yakın tarihimizde bir seyahate çıkarken, diğer yandan İslami grup ve cemaatlerin iç dünyasına da girmiş oluyorsunuz; bir kitabevine girer gibi…

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    "…Neden hep uzaklara gidilir? Hicret, fetih, hacc… Hep bir uzaklaşma edimidir. Mesafenin açılması başlı başına bir eylem midir? Yoksa bu yeni bir eylemi başlatmak için bir kopma, sıçrama ya da gönderi noktası ihdası mıdır? Ya uzaktan dönmek, nasıl bir şeydir? Kendine mi dönmektir? “Kendin”, beklemekte midir orada, o yerde? Peki, “o yer”, hâlâ o yer midir? Gitme kararımızın ucu açıktı gerçi. Ama bir dönüş olacak mıydı? Dönersek şayet neye veya nereye dönecektik? Peki ya gittiğimiz yerdeki amacımız tam olarak neydi? Devrim mi, tebliğ mi,
    irşad mı, cihad mı? Savaşımız kiminleydi? Halkla mı, devletle mi, emperyalizmle mi, dahası kendimizle mi?

    Cevapsızdı bu sorular şimdilik. Üzerinde düşünmekten çok, süreç içerisinde cevaplarının ortaya çıkması beklenecek sorulardı. Ama şimdilik bizim heyecanlarımız ve tutkularımız, tüm gerçekliği olduğu gibi, bu cevapsız soruları da bastırıyor ve erteliyordu. Şimdi, hep daha önemli şeyler vardı yapacak. Dolayısıyla önümüze bakmalı ve o an ne yapılması gerekiyorsa o yapılmalıydı. Yola düşülmeli ve aşkla yürünmeli ve yolda düşünülmeliydi. Yolumuz bizi nereye çıkarır; Mekke’ye mi, Medine’ye mi, yoksa başka bir yere mi, onu işte ancak bu yolculuk süresince öğrenebilecektik. Kısacası yolumuzun ve yolculuğumuzun serencamı, bir anlamda, bizzat bizim kendi edimlerimizle belirlenecekti. Her nereyi hak ediyorsak, oraya varabilecektik çünkü; ancak oraya: kalbimizdeki “arzı mevûd”a…’’ 

    Türkiye İslamcılığı, oldukça önemli tarihsel süreçlerden geçtiği halde, kendi geçmişini pek anlatmadı. Kimi düşünsel soruşturmalar ve hesaplaşmalar dile getirildiyse de, bu öyküler edebiyata çok da yansıtılmadı. Türkiye’nin olduğu kadar İslamcılığın yakın siyasi tarihine dair bir okuma anlamına da gelen ‘’Kitabevi’’, bu dönemi, düşünsel tartışmaları ve örgütsel mücadeleleri hikâye ederken, okuyucuyu da o serüvenin içine sokmakta. Bu romanla bir yandan yakın tarihimizde bir seyahate çıkarken, diğer yandan İslami grup ve cemaatlerin iç dünyasına da girmiş oluyorsunuz; bir kitabevine girer gibi…

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >