Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kendini Doğuran Kadınlar

    Yayınevi : Nemesis Kitap
    Yazar : Coşkun Irmak
    ISBN :9786057649812
    Sayfa Sayısı :152
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    154,00 ₺
    123,20 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Suzan’la Kebire’nin ayrılış noktası, ikisinin de yeniden doğuşu anlamına geliyordu aslında. Belki de Suzan’ın ölümü, Kebire’nin doğuşuydu. Bu doğum yumurtadan çıkar gibi, bir kadının karnından çıkar gibi değildi de, daha çok bir hücrenin ikiye ayrılması gibiydi. Hatta daha da doğrusu, yeni varlığın, eskisinden bölünerek ayrılmasıydı. Biri Suzan olarak kaldı ama öbürü Kebire oldu. Kebire mi kendini yeniden yarattı, Suzan mı onu yeniden biçimleyip doğurdu, orası pek anlaşılır değil.”

    İkinci Bahar Huzurevi her hafta bir başka ölümle sarsılıyordu. Güvenlik kameraları devre dışı kalıyor, yaşlı erkeklerin art arda ölümleri bir türlü çözülemiyordu. Huzurevi sakinleri ise teselliyi Suzan Hanım’ın aşk hikâyelerinde arıyordu. Ancak Suzan’ı gerçekten tanıyan kimse yoktu. Düğüm çözüldükçe Suzan’ın kişiliği üzerindeki gizem daha da artacaktı. Anlattıkça çetrefilleşen, kişilerin birbirine dönüştüğü büyüleyici bir hayatı olan Suzan aslında kimdi?

    Coşkun Irmak’ın kaleme aldığı Kendini Doğuran Kadınlar  dört kadın etrafında değişen tek bir hikâyeyi anlatıyor. Bu hikâyelerde bahsedilenlerin hepsi doğru ama hangisi gerçek?

    “Suzan’la Kebire’nin ayrılış noktası, ikisinin de yeniden doğuşu anlamına geliyordu aslında. Belki de Suzan’ın ölümü, Kebire’nin doğuşuydu. Bu doğum yumurtadan çıkar gibi, bir kadının karnından çıkar gibi değildi de, daha çok bir hücrenin ikiye ayrılması gibiydi. Hatta daha da doğrusu, yeni varlığın, eskisinden bölünerek ayrılmasıydı. Biri Suzan olarak kaldı ama öbürü Kebire oldu. Kebire mi kendini yeniden yarattı, Suzan mı onu yeniden biçimleyip doğurdu, orası pek anlaşılır değil.”

    İkinci Bahar Huzurevi her hafta bir başka ölümle sarsılıyordu. Güvenlik kameraları devre dışı kalıyor, yaşlı erkeklerin art arda ölümleri bir türlü çözülemiyordu. Huzurevi sakinleri ise teselliyi Suzan Hanım’ın aşk hikâyelerinde arıyordu. Ancak Suzan’ı gerçekten tanıyan kimse yoktu. Düğüm çözüldükçe Suzan’ın kişiliği üzerindeki gizem daha da artacaktı. Anlattıkça çetrefilleşen, kişilerin birbirine dönüştüğü büyüleyici bir hayatı olan Suzan aslında kimdi?

    Coşkun Irmak’ın kaleme aldığı Kendini Doğuran Kadınlar  dört kadın etrafında değişen tek bir hikâyeyi anlatıyor. Bu hikâyelerde bahsedilenlerin hepsi doğru ama hangisi gerçek?

    >