Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kendilik Psikolojisi Bağlamında Narsistik Ben

    Yazar : Yener Özen
    ISBN :9786257131353
    Sayfa Sayısı :208
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    260,00 ₺
    208,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Bir 'ruh hastası', iki kere ikinin beş ettiğine kesinkes inanır ve bundan mutlu olur. Oysa bir ‘sinir hastası’, iki kere ikinin dört ettiğini bilir ve buna sinir olur. Ama bende her iki durum gelgitli olarak var olduğundan benim 'ruh' ve 'sinir' hastalıklarında klinik bir durumum var. Ben iki kere ikinin beş etmesinden yanayım, edememesine sinir oluyorum.”
    Narsistik kişilik bozukluğu olan hastaların belirti tabloları genellikle kötü tarif edilmektedir; hasta da genellikle rahatsızlığın temel özelliklerine odaklanamaz; ikincil yakınmalarını fark edip tarif eder.
    Hastanın başlangıç yakınmalarındaki muğlaklık; patolojik olarak rahatsız yapıların, benin kendini gözlemleme işlevlerini yürüttüğü yere yakın olmasına bağlı olabilir. Analiz ilerledikçe, özellikle narsistik aktarımın herhangi bir türü kuruldukça, en önemli belirti özellikleri gittikçe açıklığa kavuşur ve ayırt etmeye başlanır. Hasta belli belirsiz yaşadığı, ama tüm yaşamına yayılan bir boşluk ve depresyondan söz edecektir. Bu duygular narsistik aktarım yerleşir yerleşmez yatışacak, analistle kurduğu ilişkide bir bozulma olduğunda ise yoğunlaşacaktır.

    “Bir 'ruh hastası', iki kere ikinin beş ettiğine kesinkes inanır ve bundan mutlu olur. Oysa bir ‘sinir hastası’, iki kere ikinin dört ettiğini bilir ve buna sinir olur. Ama bende her iki durum gelgitli olarak var olduğundan benim 'ruh' ve 'sinir' hastalıklarında klinik bir durumum var. Ben iki kere ikinin beş etmesinden yanayım, edememesine sinir oluyorum.”
    Narsistik kişilik bozukluğu olan hastaların belirti tabloları genellikle kötü tarif edilmektedir; hasta da genellikle rahatsızlığın temel özelliklerine odaklanamaz; ikincil yakınmalarını fark edip tarif eder.
    Hastanın başlangıç yakınmalarındaki muğlaklık; patolojik olarak rahatsız yapıların, benin kendini gözlemleme işlevlerini yürüttüğü yere yakın olmasına bağlı olabilir. Analiz ilerledikçe, özellikle narsistik aktarımın herhangi bir türü kuruldukça, en önemli belirti özellikleri gittikçe açıklığa kavuşur ve ayırt etmeye başlanır. Hasta belli belirsiz yaşadığı, ama tüm yaşamına yayılan bir boşluk ve depresyondan söz edecektir. Bu duygular narsistik aktarım yerleşir yerleşmez yatışacak, analistle kurduğu ilişkide bir bozulma olduğunda ise yoğunlaşacaktır.

    >