Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kardeşim Dinozorların Peşinde

    Yayınevi : Pegasus Yayınları
    ISBN :9786052998649
    Sayfa Sayısı :192
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    199,00 ₺
    169,15 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Fazladan Bir Kromozomu Daha Olan Giovanni’nin Hikayesi

    Kısaca söylemek gerekirse bu, Giovanni’nin hikayesi. 

    Dondurma almaya giden Giovanni’nin. “Külahta mı, kâsede mi?” diye sorduğunuzda, “Külahta!” diyen. “Ama o zaman külahı yemiyorsun,” dediğinizde, “Ne olmuş? Kâseyi de yemiyorum ki!” diye karşılık veren Giovanni. 
    Gözlüklerinden bile büyük bir tebessümü olan, evsizlerin şapkasını alıp kaçan, dinozorları ve kırmızı rengi çok seven, bir arkadaşıyla sinemaya gidip eve döndüğünde, “Ben evlendim,” diye ilan eden on üç yaşındaki Giovanni. 

    Meydanın ortasında bir sokak sanatçısının müziğine kendini kaptırıp tek başına dans eden, gelip geçenlerin birbiri ardına çözülüp eşlik ettiği Giovanni’nin hikâyesi: Giovanni insanı meydanlarda dans ettirir. 
    Onunla zaman sadece yirmi dakikadır, daha fazlası değil, eğer biri bir aylığına tatile giderse yirmi dakikalığına gitmiştir. 

    Her gün bahçeye çıkıp ablalarına çiçek toplar. Eğer mevsim kışsa ve çiçek bulamazsa kuru yaprak getirir. 
    Giovanni benim Down sendromlu (fazladan bir kromozomu daha olan) erkek kardeşim. Ve bu, benim de hikâyem... Ben on dokuz yaşındayım, ismim Giacomo. Tanıştığımıza memnun oldum.

    Düşünsene, beş yaşındasın, Chiara adında bir ablan ve Alice adında bir kız kardeşin var ama birlikte oynayabileceğin bir erkek kardeşin de olsun istiyorsun. Bir akşam annenle baban bir erkek kardeşinin olacağını ve özel biri olacağını söylüyor. Mutlu oluyorsun çünkü özel demek, süper kahraman demek senin için. İsmine de sen karar veriyorsun: Giovanni. Sonra kardeşin doğuyor ve yavaş yavaş onun diğerlerinden farklı olduğunu, aslında süper güçleri olmadığını fark ediyorsun. Down sendromu diye bir şey duyuyorsun hayatında ilk kez. Kardeş sahibi olmakla ilgili hevesin, inkâr ve utanca dönüşüyor. Böyle birkaç sene geçiyor. Artık genç bir adam olduğunda ise kardeşinden utanmakla ne kadar büyük bir hata yaptığını fark ediyorsun. Giovanni’nin yaşam sevincine kendini kaptırdığında onun gerçekten de bir süper kahraman olduğuna karar veriyorsun çünkü o, dokunduğu her yere ışık saçıyor. Ve kardeşinin, her ne olursa olsun, Down veya değil, senin en iyi arkadaşın olduğunu anlıyorsun.

    Fazladan Bir Kromozomu Daha Olan Giovanni’nin Hikayesi

    Kısaca söylemek gerekirse bu, Giovanni’nin hikayesi. 

    Dondurma almaya giden Giovanni’nin. “Külahta mı, kâsede mi?” diye sorduğunuzda, “Külahta!” diyen. “Ama o zaman külahı yemiyorsun,” dediğinizde, “Ne olmuş? Kâseyi de yemiyorum ki!” diye karşılık veren Giovanni. 
    Gözlüklerinden bile büyük bir tebessümü olan, evsizlerin şapkasını alıp kaçan, dinozorları ve kırmızı rengi çok seven, bir arkadaşıyla sinemaya gidip eve döndüğünde, “Ben evlendim,” diye ilan eden on üç yaşındaki Giovanni. 

    Meydanın ortasında bir sokak sanatçısının müziğine kendini kaptırıp tek başına dans eden, gelip geçenlerin birbiri ardına çözülüp eşlik ettiği Giovanni’nin hikâyesi: Giovanni insanı meydanlarda dans ettirir. 
    Onunla zaman sadece yirmi dakikadır, daha fazlası değil, eğer biri bir aylığına tatile giderse yirmi dakikalığına gitmiştir. 

    Her gün bahçeye çıkıp ablalarına çiçek toplar. Eğer mevsim kışsa ve çiçek bulamazsa kuru yaprak getirir. 
    Giovanni benim Down sendromlu (fazladan bir kromozomu daha olan) erkek kardeşim. Ve bu, benim de hikâyem... Ben on dokuz yaşındayım, ismim Giacomo. Tanıştığımıza memnun oldum.

    Düşünsene, beş yaşındasın, Chiara adında bir ablan ve Alice adında bir kız kardeşin var ama birlikte oynayabileceğin bir erkek kardeşin de olsun istiyorsun. Bir akşam annenle baban bir erkek kardeşinin olacağını ve özel biri olacağını söylüyor. Mutlu oluyorsun çünkü özel demek, süper kahraman demek senin için. İsmine de sen karar veriyorsun: Giovanni. Sonra kardeşin doğuyor ve yavaş yavaş onun diğerlerinden farklı olduğunu, aslında süper güçleri olmadığını fark ediyorsun. Down sendromu diye bir şey duyuyorsun hayatında ilk kez. Kardeş sahibi olmakla ilgili hevesin, inkâr ve utanca dönüşüyor. Böyle birkaç sene geçiyor. Artık genç bir adam olduğunda ise kardeşinden utanmakla ne kadar büyük bir hata yaptığını fark ediyorsun. Giovanni’nin yaşam sevincine kendini kaptırdığında onun gerçekten de bir süper kahraman olduğuna karar veriyorsun çünkü o, dokunduğu her yere ışık saçıyor. Ve kardeşinin, her ne olursa olsun, Down veya değil, senin en iyi arkadaşın olduğunu anlıyorsun.

    >