Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Karamanlıca İstanbul’un Fethi Feth-i Konstantiniye

    Yayınevi : Dergah Yayınları
    ISBN :9786257660037
    Sayfa Sayısı :339
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x23.5 cm
    Basım Yılı :2021
    480,00 ₺
    408,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Karamanlıların, Bizans’ta paralı askerlik yapan Türkler mi yoksa asimile olmuş Ortodoks Rumlar mı olduğu tartışmalıdır. Yunanca bilmemelerine rağmen 1923’te Lozan Anlaşması’yla yapılan nüfus mübadelesinde Yunanistan’a gönderilen Karamanlılar Yunan harfleriyle Türkçe yazmışlardır. İstanbul’un fethini anlatan bu kitap, kökenini Bizans’a dayandırmasına rağmen Osmanlı Devleti’nin bir vatandaşı olduğunun bilincindeki bir Karamanlı tarafından yazılmıştır. Nevşehirli Berber Yosif Ağa’nın oğlu Simeonidis eserini Rum, Osmanlı ve Avrupalı tarihçilerden faydalanarak tarafsız bir tutumla hazırlamaya gayret eder. Eser boyunca Bizans İmparatorluğunun çaresizliği ve Avrupalıların duyarsızlığı vurgulanır. İstanbul Kuşatmasında Turkopulos denilen Hristiyan Türkler bile Bizans saflarında savaşırken Batı’dan gerçek bir yardım gelmez. İmparator Konstantinos Paleologos’un anlaşmak zorunda kaldığı Katolik Vatikan’ın “kiliselerin birleşmesi” şartı Ortodoksları çok incitir. Patrik Gennadios “Allah’tan ümidinizi kestiniz de Avrupalılara mı yanaştınız? İstanbul nasıl olsa Osmanlıların eline geçecek, elinizde sadece dinsizlik kalacak, yazıklar olsun size!” yazan bir kâğıdı odasının kapısına yapıştırırken Başvekil Lukas Notaras da şu meşhur sözü söyler: “İstanbul’da Papa kalpağını görmektense Türk külahını görmek daha hayırlıdır!”

    Karamanlıların, Bizans’ta paralı askerlik yapan Türkler mi yoksa asimile olmuş Ortodoks Rumlar mı olduğu tartışmalıdır. Yunanca bilmemelerine rağmen 1923’te Lozan Anlaşması’yla yapılan nüfus mübadelesinde Yunanistan’a gönderilen Karamanlılar Yunan harfleriyle Türkçe yazmışlardır. İstanbul’un fethini anlatan bu kitap, kökenini Bizans’a dayandırmasına rağmen Osmanlı Devleti’nin bir vatandaşı olduğunun bilincindeki bir Karamanlı tarafından yazılmıştır. Nevşehirli Berber Yosif Ağa’nın oğlu Simeonidis eserini Rum, Osmanlı ve Avrupalı tarihçilerden faydalanarak tarafsız bir tutumla hazırlamaya gayret eder. Eser boyunca Bizans İmparatorluğunun çaresizliği ve Avrupalıların duyarsızlığı vurgulanır. İstanbul Kuşatmasında Turkopulos denilen Hristiyan Türkler bile Bizans saflarında savaşırken Batı’dan gerçek bir yardım gelmez. İmparator Konstantinos Paleologos’un anlaşmak zorunda kaldığı Katolik Vatikan’ın “kiliselerin birleşmesi” şartı Ortodoksları çok incitir. Patrik Gennadios “Allah’tan ümidinizi kestiniz de Avrupalılara mı yanaştınız? İstanbul nasıl olsa Osmanlıların eline geçecek, elinizde sadece dinsizlik kalacak, yazıklar olsun size!” yazan bir kâğıdı odasının kapısına yapıştırırken Başvekil Lukas Notaras da şu meşhur sözü söyler: “İstanbul’da Papa kalpağını görmektense Türk külahını görmek daha hayırlıdır!”

    >