Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kök

    Yayınevi : Wizart Yayınları
    ISBN :9786056857317
    Sayfa Sayısı :180
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :15.5x23 cm
    Basım Yılı :2018
    270,00 ₺
    216,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: Stoktan Teslim

    “Kök” ve “gök” kelimeleri aynı kökenden gelir. Aslında her ikisi de zaman içinde deforme olarak farklılaşmış tek bir kelimeyi ifade eder. Göktürkler göklerin Tanrı’sına “Kök Tengri” diyorlardı ve her şeyin kökeni gökyüzüydü. İnsanlığın tohumu da göklerden geliyordu.

    Bu inanış, tarih boyunca yeryüzünde var olmuş bütün dinlerde aynı şekilde devam etmişti. Din ilk insandan bugüne kadar, toplumların bilinçaltının ve dolayısıyla hayatın merkezinde yer aldı. Bu bakımdan dinin tarihi insanlığın da tarihidir aynı zamanda.

    Antik toplumların destanlarla günümüze ulaştırdığı hikayeler, karşılaştırmalı olarak okunduğunda, yeryüzündeki tüm toplumların ortak bir hafızaya sahip oldukları görülür. Aynı kökene dayanan ve kaynağını göklerden alan evrensel bir hikayeyle karşı karşıya kalırız. İnsanoğlunun dünyadaki serüveninin başladığı günden beri tek bir din oldu ve her toplum onu kendine göre uyarlayıp çeşitlendirdi. Peki olağanüstülüklerle dolu bu evrensel hikaye, kayıtlı insanlık tarihindeki tüm toplumların ortak hezeyanı mıydı, yoksa klasik tarih anlayışımızı ve tabularımızı yerle bir edecek büyük bir gerçeğe mi ışık tutuyordu?

    Bu kitap başlangıcı dünyanın ötesine, göklere dayanan ve bin yıllardır saklı tutulmuş bir alternatif insanlık tarihini resmeder.

    “Kök” ve “gök” kelimeleri aynı kökenden gelir. Aslında her ikisi de zaman içinde deforme olarak farklılaşmış tek bir kelimeyi ifade eder. Göktürkler göklerin Tanrı’sına “Kök Tengri” diyorlardı ve her şeyin kökeni gökyüzüydü. İnsanlığın tohumu da göklerden geliyordu.

    Bu inanış, tarih boyunca yeryüzünde var olmuş bütün dinlerde aynı şekilde devam etmişti. Din ilk insandan bugüne kadar, toplumların bilinçaltının ve dolayısıyla hayatın merkezinde yer aldı. Bu bakımdan dinin tarihi insanlığın da tarihidir aynı zamanda.

    Antik toplumların destanlarla günümüze ulaştırdığı hikayeler, karşılaştırmalı olarak okunduğunda, yeryüzündeki tüm toplumların ortak bir hafızaya sahip oldukları görülür. Aynı kökene dayanan ve kaynağını göklerden alan evrensel bir hikayeyle karşı karşıya kalırız. İnsanoğlunun dünyadaki serüveninin başladığı günden beri tek bir din oldu ve her toplum onu kendine göre uyarlayıp çeşitlendirdi. Peki olağanüstülüklerle dolu bu evrensel hikaye, kayıtlı insanlık tarihindeki tüm toplumların ortak hezeyanı mıydı, yoksa klasik tarih anlayışımızı ve tabularımızı yerle bir edecek büyük bir gerçeğe mi ışık tutuyordu?

    Bu kitap başlangıcı dünyanın ötesine, göklere dayanan ve bin yıllardır saklı tutulmuş bir alternatif insanlık tarihini resmeder.

    >