Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hukuki Düşüncenin Üç Türü

    Yayınevi : Pinhan Yayıncılık
    Yazar : Carl Schmitt
    ISBN :9786057768544
    Sayfa Sayısı :96
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2021
    105,00 ₺
    89,25 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: -

    Carl Schmitt, 1934 tarihli bu eserinde Batı hukuk bilimi tarihindeki belli başlı düşünce hatlarını, geniş bir tarihsel dönem kapsamında ve özel olarak üç ayrı ülkede, Almanya, Fransa ve İngiltere’deki gelişimi içinde tasnif eder. Bu tasnif, betimleyici olmaktan ziyade eleştireldir ve temelinde siyasal ontolojiye dayalı güçlü bir felsefi konum alış yatar. Schmitt’in iddiası radikaldir; hem hukuk bilimi tarihine yönelik bir karşı çıkış getirerek klasik tasnifleri alaşağı eder hem de çoğu yorumcuya göre Schmitt’in kendi eserinde yeni bir milat oluşturur: Hukuki kararcılıktan somut düzen kuramına geçiş bu eserle gerçekleşir. Eser, özgün bir hukuk tarihi okuması yaparken aynı zamanda “Hukuk nedir? Hukukun kaynağı nedir?” gibi hukuk felsefesinin temel sorularına kurumsalcı perspektiften yeni yanıtlar getirir. Tüm kuramsal ağırlığının yanında bu klasik çalışma, bir o kadar da pratik bir işlev görmüştür: Nazi Almanyası’nın ilk yıllarında dönemin yeni hukuku için meşrulaştırıcı bir kuramsal zemin sunan ilk çalışmalardandır, bu yüzden Nazi hukukuna yönelik eleştirel okumalarda en çok başvurulan kaynaklardan biridir.

    Sağ popülizmin, otoriterliğin, ırkçılığın yükseldiği, “hukuk devleti” düşüncesinin krize girdiği, kültürel olan ile siyasal olanın belki de her zamankinden daha çok birbiriyle ilişkilendiği bir çağda, Schmitt’in somut düzen kuramı bugünkü gerçekliği anlamak açısından da hâlâ oldukça berrak bir bakış sunuyor.

    Carl Schmitt, 1934 tarihli bu eserinde Batı hukuk bilimi tarihindeki belli başlı düşünce hatlarını, geniş bir tarihsel dönem kapsamında ve özel olarak üç ayrı ülkede, Almanya, Fransa ve İngiltere’deki gelişimi içinde tasnif eder. Bu tasnif, betimleyici olmaktan ziyade eleştireldir ve temelinde siyasal ontolojiye dayalı güçlü bir felsefi konum alış yatar. Schmitt’in iddiası radikaldir; hem hukuk bilimi tarihine yönelik bir karşı çıkış getirerek klasik tasnifleri alaşağı eder hem de çoğu yorumcuya göre Schmitt’in kendi eserinde yeni bir milat oluşturur: Hukuki kararcılıktan somut düzen kuramına geçiş bu eserle gerçekleşir. Eser, özgün bir hukuk tarihi okuması yaparken aynı zamanda “Hukuk nedir? Hukukun kaynağı nedir?” gibi hukuk felsefesinin temel sorularına kurumsalcı perspektiften yeni yanıtlar getirir. Tüm kuramsal ağırlığının yanında bu klasik çalışma, bir o kadar da pratik bir işlev görmüştür: Nazi Almanyası’nın ilk yıllarında dönemin yeni hukuku için meşrulaştırıcı bir kuramsal zemin sunan ilk çalışmalardandır, bu yüzden Nazi hukukuna yönelik eleştirel okumalarda en çok başvurulan kaynaklardan biridir.

    Sağ popülizmin, otoriterliğin, ırkçılığın yükseldiği, “hukuk devleti” düşüncesinin krize girdiği, kültürel olan ile siyasal olanın belki de her zamankinden daha çok birbiriyle ilişkilendiği bir çağda, Schmitt’in somut düzen kuramı bugünkü gerçekliği anlamak açısından da hâlâ oldukça berrak bir bakış sunuyor.

    >