Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Her Gece Bir Dua - Dervişin Yolu 2

    Yayınevi : Hayy Kitap
    Yazar : Senai Demirci
    ISBN :9786052214954
    Sayfa Sayısı :388
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12x18 cm
    Basım Yılı :2019
    350,00 ₺
    280,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Senai Demirci, terapist olarak insanın iç acılarını keşfederek, insan olmanın gizli ağrılarını duyarak yazıyor duaları.

    Dünya, bir “aşağı-yer”dir insan için. Gövdesi sığar ama gönlü sığmaz dünyaya. Bedenini ağırlar ama ruhuna ağır gelir. Kalıbını besler ama kalbini aç bırakır. Her sevda bir vedayı besler. Vuslatlar hasretleri doğurur. Kavuşmalardan ayrılık kokusu gelir. Sancılar doğurur insan. Yakıcı âh’ları közler gönlünde.

    “Meryem gibi, kendini sancıyla doğurmak ister insan” diyor Senai Demirci. Terapist olarak insanın iç acılarını keşfederek, insan olmanın gizli ağrılarını duyarak yazıyor duaları. Klişe metinleri tekrarlamak yerine; insanın ateşli telaşlarına refakat ediyor, varoluşsal sancılarını dua diye okuyor. Çelişkilerden, kırıklıklardan, düşüşlerden, vefasızlıklardan yana yakıla, avuç içine çizilmiş çizgileri gösteriyor. Bedeli ödenmiş sözleri, acısı çekilmiş şiirleri de duanın parantezine alıyor. Dünya gecesinin siy/âhını okuyor, ebedi sabah ümidini canlı tutuyor. Her renkten her dilden her milletten insanı aynı duanın avuçlarına koyuyor.

    Senai Demirci, terapist olarak insanın iç acılarını keşfederek, insan olmanın gizli ağrılarını duyarak yazıyor duaları.

    Dünya, bir “aşağı-yer”dir insan için. Gövdesi sığar ama gönlü sığmaz dünyaya. Bedenini ağırlar ama ruhuna ağır gelir. Kalıbını besler ama kalbini aç bırakır. Her sevda bir vedayı besler. Vuslatlar hasretleri doğurur. Kavuşmalardan ayrılık kokusu gelir. Sancılar doğurur insan. Yakıcı âh’ları közler gönlünde.

    “Meryem gibi, kendini sancıyla doğurmak ister insan” diyor Senai Demirci. Terapist olarak insanın iç acılarını keşfederek, insan olmanın gizli ağrılarını duyarak yazıyor duaları. Klişe metinleri tekrarlamak yerine; insanın ateşli telaşlarına refakat ediyor, varoluşsal sancılarını dua diye okuyor. Çelişkilerden, kırıklıklardan, düşüşlerden, vefasızlıklardan yana yakıla, avuç içine çizilmiş çizgileri gösteriyor. Bedeli ödenmiş sözleri, acısı çekilmiş şiirleri de duanın parantezine alıyor. Dünya gecesinin siy/âhını okuyor, ebedi sabah ümidini canlı tutuyor. Her renkten her dilden her milletten insanı aynı duanın avuçlarına koyuyor.

    >