Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hekimin Gözüyle Atatürk

    Yayınevi : Güneş Tıp Kitabevi
    Yazar : Murat Yurdakök
    ISBN :9789752777552
    Sayfa Sayısı :81
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12x221 cm
    Basım Yılı :2018
    200,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Atatürk’ün tedavisinde sorumlu (müdavi) hekimler Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp (1882-1948) ve Prof. Dr. Nihat Reşat Belger (1881-1961) ile onlara danışmanlık yapan (müşavir) hekimler Prof. Dr. Akil Muhtar Özden (1877-1949), Prof. Dr. Mustafa Hayrullah Diker (Asabiye), Prof. Dr. Süreyya Hidayet Serter (Dahiliye, Biyokimya) (1885-1945), Prof. Dr. Mim Kemal Öke (Hariciye) (1885-1955), Prof. Dr. Samuel Abravaya Marmaralı (1879-1953) ve Prof. Dr. Mehmet Kâmil Berk (1978-1958) idi. Maalesef bu hekimlerin hiçbiri Atatürk’ün sağlık durumu konusunda yeterli yazılı bir belge bırakmadı.

    Atatürk’ün özel hekimi Prof. Dr. Neşat Ömer İrdelp, 1938’de Sağlık Koruma Kontrol Genel Müdürü Dr. İsmail Asım Arar’a "... Benim kadar Atatürk’ü observe eden yoktur. Notlarım var. Bun¬lardan bir gün hatıralarımı yazacağım. Atatürk’ü yirmi sene kadar, annesini de on sene kadar tedavi altında bulundurdum > demesine ve Atatürk’ten on yıl sonra vefat etmesine rağmen hatıralarını yazmadı, hiçbir notu bulunamadı. Hatta Prof. Dr. Mehmet Kâmil Berk gibi arkadaşlarının kayıtlarını alarak, onların da kaybolmasına neden oldu.

    Atatürk’ün tedavisine katılan hekimlerden sadece Prof. Dr. Akil Muhtar Özden’in İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Kürsüsü’ne bağışladığı el yazması kayıtlar günümüze ulaşmıştır. Ancak bu kayıtlarda Atatürk’e uygulanan tedavilerin önemli bir kısmı dolaylı yoldan anlatılmaktadır.

    ilk kez 1955 yılında basılan Son Nöbet Defteri adlı kimin yazdığı bilinmeyen ve 1960’dan sonra kayıp olduğu söylenen kitapta 1 Ekim 1938 ile 10 Kasım 1938 arasındaki olayların anlatıldığı iki defterden söz edilir. Bu defterlerden birinde Atatürk’e verilen besinlerin cinsi ve miktarları, diğerinde nabız, vücut ısısı, kan basıncı, idrar miktarı, hekimlerin girişimleri ve ziyaretçiler konusunda bilgi verilir. Ancak defterleri tutan(lar) hekim olmadığı için tıbbi terimlerde, uygulanan ilaçların ad, doz ve veriliş yollarında anlaşılması zor hatalar yaptıkları görülür; bu da kitabın bilimsel değerini azaltır.

    Belki de bu belirsizliklerden ötürü bugüne kadar Atatürk’ün sağlık durumu ile ilgili kapsamlı bilimsel bir kitap yayınlanmamıştır. Atatürk’ün sağlık durumu ile ilgili olarak yayınlanan eserlerin çoğu tıp eğitimi almamış kişiler tarafından başkalarının hatıralarına dayalı olarak yazılmış olduğundan önemli tıbbî eksiklikler vardır.

    Yazarları hekim olan kitaplarda da, biri dışında tıbbi bilgiler genellikle yorum yapılmadan gözlem ve bulgularla ilgili hatıraların nakli şeklinde verilmiştir.

    Bu durum kötü niyetli bazı kişilerin Atatürk’ün sağlığını hedef alarak ülkemiz için yaptıklarını karalamak amacıyla dikkatleri başka yönlere çekerek konuyu istismar etmelerine; toplumda Atatürk’ün sağlığı ile ilgili eksik, yanlış ve yanlı bilgilendirme yapmalarına neden olmaktadır.

    Atatürk’ün sağlığı ve hastalıkları konusunda eldeki bilgilere yorumlar getirerek hazırladığım kısa ve öz bilgiler içeren bu kitabı, meslekdaşlarım için bir başlangıç olabileceği umuduyla değerlendirmenize sunuyorum. Ancak önemli eksikliklerimin ve hatalarımın olabileceğini kabul ediyor; hoşgörü ve affınıza sığınıyorum.

    Selam, Sevgi ve Saygılarımla, Murat Yurdakök

    Atatürk’ün tedavisinde sorumlu (müdavi) hekimler Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp (1882-1948) ve Prof. Dr. Nihat Reşat Belger (1881-1961) ile onlara danışmanlık yapan (müşavir) hekimler Prof. Dr. Akil Muhtar Özden (1877-1949), Prof. Dr. Mustafa Hayrullah Diker (Asabiye), Prof. Dr. Süreyya Hidayet Serter (Dahiliye, Biyokimya) (1885-1945), Prof. Dr. Mim Kemal Öke (Hariciye) (1885-1955), Prof. Dr. Samuel Abravaya Marmaralı (1879-1953) ve Prof. Dr. Mehmet Kâmil Berk (1978-1958) idi. Maalesef bu hekimlerin hiçbiri Atatürk’ün sağlık durumu konusunda yeterli yazılı bir belge bırakmadı.

    Atatürk’ün özel hekimi Prof. Dr. Neşat Ömer İrdelp, 1938’de Sağlık Koruma Kontrol Genel Müdürü Dr. İsmail Asım Arar’a "... Benim kadar Atatürk’ü observe eden yoktur. Notlarım var. Bun¬lardan bir gün hatıralarımı yazacağım. Atatürk’ü yirmi sene kadar, annesini de on sene kadar tedavi altında bulundurdum > demesine ve Atatürk’ten on yıl sonra vefat etmesine rağmen hatıralarını yazmadı, hiçbir notu bulunamadı. Hatta Prof. Dr. Mehmet Kâmil Berk gibi arkadaşlarının kayıtlarını alarak, onların da kaybolmasına neden oldu.

    Atatürk’ün tedavisine katılan hekimlerden sadece Prof. Dr. Akil Muhtar Özden’in İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Kürsüsü’ne bağışladığı el yazması kayıtlar günümüze ulaşmıştır. Ancak bu kayıtlarda Atatürk’e uygulanan tedavilerin önemli bir kısmı dolaylı yoldan anlatılmaktadır.

    ilk kez 1955 yılında basılan Son Nöbet Defteri adlı kimin yazdığı bilinmeyen ve 1960’dan sonra kayıp olduğu söylenen kitapta 1 Ekim 1938 ile 10 Kasım 1938 arasındaki olayların anlatıldığı iki defterden söz edilir. Bu defterlerden birinde Atatürk’e verilen besinlerin cinsi ve miktarları, diğerinde nabız, vücut ısısı, kan basıncı, idrar miktarı, hekimlerin girişimleri ve ziyaretçiler konusunda bilgi verilir. Ancak defterleri tutan(lar) hekim olmadığı için tıbbi terimlerde, uygulanan ilaçların ad, doz ve veriliş yollarında anlaşılması zor hatalar yaptıkları görülür; bu da kitabın bilimsel değerini azaltır.

    Belki de bu belirsizliklerden ötürü bugüne kadar Atatürk’ün sağlık durumu ile ilgili kapsamlı bilimsel bir kitap yayınlanmamıştır. Atatürk’ün sağlık durumu ile ilgili olarak yayınlanan eserlerin çoğu tıp eğitimi almamış kişiler tarafından başkalarının hatıralarına dayalı olarak yazılmış olduğundan önemli tıbbî eksiklikler vardır.

    Yazarları hekim olan kitaplarda da, biri dışında tıbbi bilgiler genellikle yorum yapılmadan gözlem ve bulgularla ilgili hatıraların nakli şeklinde verilmiştir.

    Bu durum kötü niyetli bazı kişilerin Atatürk’ün sağlığını hedef alarak ülkemiz için yaptıklarını karalamak amacıyla dikkatleri başka yönlere çekerek konuyu istismar etmelerine; toplumda Atatürk’ün sağlığı ile ilgili eksik, yanlış ve yanlı bilgilendirme yapmalarına neden olmaktadır.

    Atatürk’ün sağlığı ve hastalıkları konusunda eldeki bilgilere yorumlar getirerek hazırladığım kısa ve öz bilgiler içeren bu kitabı, meslekdaşlarım için bir başlangıç olabileceği umuduyla değerlendirmenize sunuyorum. Ancak önemli eksikliklerimin ve hatalarımın olabileceğini kabul ediyor; hoşgörü ve affınıza sığınıyorum.

    Selam, Sevgi ve Saygılarımla, Murat Yurdakök

    >