Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hegel’in Gözyaşları

    Yayınevi : Otonom Yayıncılık
    Yazar : Olivia Bianchi
    ISBN :9786057872166
    Sayfa Sayısı :184
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :15.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    138,00 ₺
    103,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü

    Kabul etmek gerek, Hegel kötü ününü en çok kendisine borçlu. Bu ün böyle bir ihtişama başka nasıl sahip olabilirdi ki! Hegel’in Gözyaşları, Hegel’in yaklaşımının üstünü örten bir yığın yorum ve önyargının arasından, onun dediklerine doğrudan ulaşmayı deniyor. Olivia Bianchi, Hegel’den alıntılarla, filozofun düşüncesi içinde bir güzergâh oluştururken, okuyucuya kendi namına, şimdi ve burada düşünmesi için fırsatlar sunmayı da ihmal etmiyor. Baribeaud’nun resimleri ise, mutlağın o muzaffer, kendinden emin ve hükmedici yaşamsal atılımına rağmen, Hegel’in metinlerinin her yerine sinmiş olan melankoliyi geri taşıyor bize. Bu resimlerde, bütüncül, keskin, hatta bazen de gülünçleşen bir düşüncenin maddiliğini hissedebiliyoruz.

    Hegel’in gözyaşlarının sebebi, tarihte işleyen olumsuzun çektiği acılar mı? Yoksa düşünce ile yaşam arasındaki nihai uzlaşmanın neden olduğu sevinç gözyaşları mı bunlar? Belki de sadece, ister aşkta, ister sanatta, isterse de dinde, sonlunun sonsuza yakalanmasının yarattığı duyguların bir ifadesi bu yaşlar.

    Kabul etmek gerek, Hegel kötü ününü en çok kendisine borçlu. Bu ün böyle bir ihtişama başka nasıl sahip olabilirdi ki! Hegel’in Gözyaşları, Hegel’in yaklaşımının üstünü örten bir yığın yorum ve önyargının arasından, onun dediklerine doğrudan ulaşmayı deniyor. Olivia Bianchi, Hegel’den alıntılarla, filozofun düşüncesi içinde bir güzergâh oluştururken, okuyucuya kendi namına, şimdi ve burada düşünmesi için fırsatlar sunmayı da ihmal etmiyor. Baribeaud’nun resimleri ise, mutlağın o muzaffer, kendinden emin ve hükmedici yaşamsal atılımına rağmen, Hegel’in metinlerinin her yerine sinmiş olan melankoliyi geri taşıyor bize. Bu resimlerde, bütüncül, keskin, hatta bazen de gülünçleşen bir düşüncenin maddiliğini hissedebiliyoruz.

    Hegel’in gözyaşlarının sebebi, tarihte işleyen olumsuzun çektiği acılar mı? Yoksa düşünce ile yaşam arasındaki nihai uzlaşmanın neden olduğu sevinç gözyaşları mı bunlar? Belki de sadece, ister aşkta, ister sanatta, isterse de dinde, sonlunun sonsuza yakalanmasının yarattığı duyguların bir ifadesi bu yaşlar.

    >