Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hayata Dair

    Yayınevi : Klaros Yayınları
    Yazar : Hasan Kul
    ISBN :9786257352468
    Sayfa Sayısı :313
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    300,00 ₺
    225,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    "Benim kuşağımdan sürgün yaşamayan arkadaşım yoldaşım yoktur. Hatta belki Cumhuriyet tarihinde bir ilki Sevgili arkadaşım Mümin İmamoğlu, Hakkari’den Arapkir’e sürgün olarak yaşamıştır. Ben, üç kez Devlet memurluğundan çıkarılmayı sürgün saymazsak, biri Balıkesir’den Havran’a, öteki de Balıkesir’den Niğde’ye olmak üzere iki sürgün yaşadım. Said-i Nursî’nin Isparta Barla’ya sürgününü saymazsak, sürgün genellikle muhaliflere, sosyalistlere reva görülen bir devlet pratiğidir. 12 Mart, 12 Eylül ve 90’lı yılların ağır baskı koşullarında on binlerce Devrimci kimi, gönüllü, kimi zorunlu olarak kurtuluşu Avrupa’da bulmuştur.

    Sürgündeki devrimci-demokratlarla ilgili bir edebiyat oluştu neredeyse. Sevgili Tarık Ziya Ekinci’nin “Lice’den Paris’e Anılarım” kitabı beni en çok sarsan anlatılarla doludur. Öğretmenim Oya Baydar (Sencer)’ın “Elveda Alyoşa”, “Kedi Mektupları” birer sürgün anıları kitaplarıdır. Yine öğretmenimin “Sıcak Külleri Kaldı” romanı bir devrimcinin, Sevgili Ertan Uyar’ın ölümünden sonra geriye bir kavanoz içinde sevgili eşi Berin’e verilen küllerini anlatır."

    "Benim kuşağımdan sürgün yaşamayan arkadaşım yoldaşım yoktur. Hatta belki Cumhuriyet tarihinde bir ilki Sevgili arkadaşım Mümin İmamoğlu, Hakkari’den Arapkir’e sürgün olarak yaşamıştır. Ben, üç kez Devlet memurluğundan çıkarılmayı sürgün saymazsak, biri Balıkesir’den Havran’a, öteki de Balıkesir’den Niğde’ye olmak üzere iki sürgün yaşadım. Said-i Nursî’nin Isparta Barla’ya sürgününü saymazsak, sürgün genellikle muhaliflere, sosyalistlere reva görülen bir devlet pratiğidir. 12 Mart, 12 Eylül ve 90’lı yılların ağır baskı koşullarında on binlerce Devrimci kimi, gönüllü, kimi zorunlu olarak kurtuluşu Avrupa’da bulmuştur.

    Sürgündeki devrimci-demokratlarla ilgili bir edebiyat oluştu neredeyse. Sevgili Tarık Ziya Ekinci’nin “Lice’den Paris’e Anılarım” kitabı beni en çok sarsan anlatılarla doludur. Öğretmenim Oya Baydar (Sencer)’ın “Elveda Alyoşa”, “Kedi Mektupları” birer sürgün anıları kitaplarıdır. Yine öğretmenimin “Sıcak Külleri Kaldı” romanı bir devrimcinin, Sevgili Ertan Uyar’ın ölümünden sonra geriye bir kavanoz içinde sevgili eşi Berin’e verilen küllerini anlatır."

    >