Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Hafıza

    Yayınevi : Az Kitap
    ISBN :9786057918703
    Sayfa Sayısı :192
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    250,00 ₺
    175,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Hafıza

    Muzaffer Kahraman, toplum hayatı ve siyaset üzerine kaleme aldığı yazılarını bu kitapta bir araya getiriyor. İslami yaşama, siyasî olaylara, güncel konulara kendine özgü tarzıyla değinerek okurlarına yeni bakış açıları sunuyor…

    Hiç unutmuyorum ilk mektepte iken hocamız bize Rumca bir tekerleme öğretmişti. O zamanlar hangi anlama geldiğini çok da bilmeden avazımızın çıktığı kadar bağırıp hep bir ağızdan söylerdik…

    Camcının kızı, camcının kızı, cam kırılır gibi kalp kırılır mı? Camcının kızı, camcının kızı, cam takılır gibi kalp takılır mı? Büyüyünce anladık ki bu tekerleme sadece bir kafiyeden ibaret değilmiş!..
    Kırılan kalp cam gibi tekrar takılmazmış…

    Vicdanların karardığı hayat denen bu şölende, bazen ceviz kabuğunu bile doldurmayacak meseleler yüzünden en sevdiğimiz insanların bile kalbini kırdığımız oluyor değil mi? Hem de yapmanın zor, kırmanın kolay olduğu kuralı orta yerde durur iken…

    Sahi neden kırar ki bir insan kendi gibi etten kemikten yaratılmış başka bir insanın kalbini?..
    Sakın “öteki” olduğu için olmasın!..

    Hafıza

    Muzaffer Kahraman, toplum hayatı ve siyaset üzerine kaleme aldığı yazılarını bu kitapta bir araya getiriyor. İslami yaşama, siyasî olaylara, güncel konulara kendine özgü tarzıyla değinerek okurlarına yeni bakış açıları sunuyor…

    Hiç unutmuyorum ilk mektepte iken hocamız bize Rumca bir tekerleme öğretmişti. O zamanlar hangi anlama geldiğini çok da bilmeden avazımızın çıktığı kadar bağırıp hep bir ağızdan söylerdik…

    Camcının kızı, camcının kızı, cam kırılır gibi kalp kırılır mı? Camcının kızı, camcının kızı, cam takılır gibi kalp takılır mı? Büyüyünce anladık ki bu tekerleme sadece bir kafiyeden ibaret değilmiş!..
    Kırılan kalp cam gibi tekrar takılmazmış…

    Vicdanların karardığı hayat denen bu şölende, bazen ceviz kabuğunu bile doldurmayacak meseleler yüzünden en sevdiğimiz insanların bile kalbini kırdığımız oluyor değil mi? Hem de yapmanın zor, kırmanın kolay olduğu kuralı orta yerde durur iken…

    Sahi neden kırar ki bir insan kendi gibi etten kemikten yaratılmış başka bir insanın kalbini?..
    Sakın “öteki” olduğu için olmasın!..

    >