Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Goriot Baba

    Yayınevi : Alfa Yayınları
    ISBN :9786051710037
    Sayfa Sayısı :330
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12x20 cm
    Basım Yılı :2018
    355,00 ₺
    284,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Vautrin, Rastignac, Birotteau … ve siz Honoré de Balzac, bağrınızdan yarattığınız bütün karakterlerden daha kahraman, daha sade, daha romantik ve daha şairanesiniz.”

    –Baudelaire

    “Bildiğimiz 19. yüzyıl büyük ölçüde Balzac’ın icadıdır.”

    –Oscar Wilde

    “Honoré de Balzac, olağanüstü gözlem yeteneği ve insan doğasını derinden kavrayışıyla, klasik roman türünün tartışmasız en önemli ustalarından biri olarak kabul edilir.”

    –Marcel Proust

    “Bir anekdota göre Mart Devrimi (1848) günlerinde Balzac, politik olaylara sırtını dönmüş, masasının başına oturup demiş ki: ‘Hadi bakalım, gerçekliğe geri dönelim.’

    Uydurulmuş bile olsa, Balzac’ı çok doğru şekilde yansıtan bir öykü. Böyle bir hareket, Beethoven’ın son döneminde pijamalarını bile çıkarmadan, öfkeyle homurdanarak, odasının duvarlarına do diyez minör dörtlüsündendev notalar yazmasına benzer. Paronayada olduğu gibi, öfke ve sevgi iç içe geçmiştir. Doğanın ruhları da insanlara aynen böyle oyun oynar ve yoksullara yardım eder.”

    –Adorno

    “Vautrin, Rastignac, Birotteau … ve siz Honoré de Balzac, bağrınızdan yarattığınız bütün karakterlerden daha kahraman, daha sade, daha romantik ve daha şairanesiniz.”

    –Baudelaire

    “Bildiğimiz 19. yüzyıl büyük ölçüde Balzac’ın icadıdır.”

    –Oscar Wilde

    “Honoré de Balzac, olağanüstü gözlem yeteneği ve insan doğasını derinden kavrayışıyla, klasik roman türünün tartışmasız en önemli ustalarından biri olarak kabul edilir.”

    –Marcel Proust

    “Bir anekdota göre Mart Devrimi (1848) günlerinde Balzac, politik olaylara sırtını dönmüş, masasının başına oturup demiş ki: ‘Hadi bakalım, gerçekliğe geri dönelim.’

    Uydurulmuş bile olsa, Balzac’ı çok doğru şekilde yansıtan bir öykü. Böyle bir hareket, Beethoven’ın son döneminde pijamalarını bile çıkarmadan, öfkeyle homurdanarak, odasının duvarlarına do diyez minör dörtlüsündendev notalar yazmasına benzer. Paronayada olduğu gibi, öfke ve sevgi iç içe geçmiştir. Doğanın ruhları da insanlara aynen böyle oyun oynar ve yoksullara yardım eder.”

    –Adorno

    >