Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Gökyüzü Hep Mavi Kalsın İsterdi Anam

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Osman Özcan
    ISBN :9786257633581
    Sayfa Sayısı :239
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    237,00 ₺
    165,90 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bu kitapta, yazarın,1980-90 yılları arasında ‘Mâvera’ ve ‘Yönelişler’ dergilerinde yayınlanmış on üç hikâyesi ile ilk kez yayınlanıyor olan dört diğer hikâyesi yer almaktadır.

    "Belki de bu yol, yol olalı beri böyle yüreği parçalanmış, böyle mahzûn bir insanı taşımamıştır üzerinde.. Gün batmak üzereydi köye vardığımızda… Gidiş o gidiş; ne bir mektup, ne bir haber vardı babamdan.. Üç dört yıl sonra da Yunan zapt etti buraları. Bu sayfayı hiç açmasak daha iyi olur… Onlar, eşi dengi görülmemiş bir zulüm, bir eziyet bırakıp, bir iki yıl sonra çekildiler, gittiler buralardan… ... ve en sonunda ardı ardına gelen savaşlar bitmiş memleket dirliğe ermişti artık.. Gidenlerden kimi, eksik aksak, bir can bir soluk da olsa geri dönebildiler; çoğunun da künyesi geldi… Diyesim, gidenlerin içinde büyük bir bölümünün de ne oldukları; yittiler mi, öldüler mi, tutsak mı düştüler hiç belli değildi… Babam bu üçüncü durumda olanlara dâhildi… Anam “Yeter ki bir haberi gelse” diyordu, “ölü ya da diri, bir haberi gelse!”

    Bu kitapta, yazarın,1980-90 yılları arasında ‘Mâvera’ ve ‘Yönelişler’ dergilerinde yayınlanmış on üç hikâyesi ile ilk kez yayınlanıyor olan dört diğer hikâyesi yer almaktadır.

    "Belki de bu yol, yol olalı beri böyle yüreği parçalanmış, böyle mahzûn bir insanı taşımamıştır üzerinde.. Gün batmak üzereydi köye vardığımızda… Gidiş o gidiş; ne bir mektup, ne bir haber vardı babamdan.. Üç dört yıl sonra da Yunan zapt etti buraları. Bu sayfayı hiç açmasak daha iyi olur… Onlar, eşi dengi görülmemiş bir zulüm, bir eziyet bırakıp, bir iki yıl sonra çekildiler, gittiler buralardan… ... ve en sonunda ardı ardına gelen savaşlar bitmiş memleket dirliğe ermişti artık.. Gidenlerden kimi, eksik aksak, bir can bir soluk da olsa geri dönebildiler; çoğunun da künyesi geldi… Diyesim, gidenlerin içinde büyük bir bölümünün de ne oldukları; yittiler mi, öldüler mi, tutsak mı düştüler hiç belli değildi… Babam bu üçüncü durumda olanlara dâhildi… Anam “Yeter ki bir haberi gelse” diyordu, “ölü ya da diri, bir haberi gelse!”

    >