Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Firgun

    Yayınevi : Cinius Yayınları
    ISBN :9786257043045
    Sayfa Sayısı :124
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2019
    170,00 ₺
    136,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Şiirlerimin insansı olmasına her zaman özen gösteriyorum. Çünkü kutsal kitaplar, önemli buluşlar ve en önemli resimler her zaman insan için var olmuştur. Bu sebepten şiirden insanı çıkaramazdım.

    Şiir yazmak susamış bir serçe kuşuna avucunuzla su içirebilme becerisidir. Ve daha ilk denemenizde başarılı olamayabilirsiniz. Yazmak, yazmak ve daima yazmak. Sonunda mutlaka olacaktır.

    İnsan için imkansız yoktur. Ancak pes etmek olabilir. Lakin pes etmek zaten isteksizlik sebebidir ve onun da bizim gönlümüzde yeri yoktur. O sebepledir ki, daha iyi şiirler yazmak için çıktığım bu yolculuk, nefes aldığım müddetçe devam edecek.

    hâlâ hasırdan yapma iki güneşlikti yüreğin kızgınlığını örten
    ve herkesin kokladığı tüm çiçekler siyah beyazdı
    cebinde taşıdığı gül kurusu hariç
    sadece gül kurusu kırmızıydı eskilerden elde kalan
    bir de dudağının izi.

    yüreğinin ateşi
    gecenin karanlığında yanıyordu
    ve dudaklarından güller damlıyordu
    ay düşmüştü maviye
    mavi geceye sarılmıştı
    ve bir gül vurmuştu kumsala
    kumların arasından alıp da koklanası.

    Şiirlerimin insansı olmasına her zaman özen gösteriyorum. Çünkü kutsal kitaplar, önemli buluşlar ve en önemli resimler her zaman insan için var olmuştur. Bu sebepten şiirden insanı çıkaramazdım.

    Şiir yazmak susamış bir serçe kuşuna avucunuzla su içirebilme becerisidir. Ve daha ilk denemenizde başarılı olamayabilirsiniz. Yazmak, yazmak ve daima yazmak. Sonunda mutlaka olacaktır.

    İnsan için imkansız yoktur. Ancak pes etmek olabilir. Lakin pes etmek zaten isteksizlik sebebidir ve onun da bizim gönlümüzde yeri yoktur. O sebepledir ki, daha iyi şiirler yazmak için çıktığım bu yolculuk, nefes aldığım müddetçe devam edecek.

    hâlâ hasırdan yapma iki güneşlikti yüreğin kızgınlığını örten
    ve herkesin kokladığı tüm çiçekler siyah beyazdı
    cebinde taşıdığı gül kurusu hariç
    sadece gül kurusu kırmızıydı eskilerden elde kalan
    bir de dudağının izi.

    yüreğinin ateşi
    gecenin karanlığında yanıyordu
    ve dudaklarından güller damlıyordu
    ay düşmüştü maviye
    mavi geceye sarılmıştı
    ve bir gül vurmuştu kumsala
    kumların arasından alıp da koklanası.

    >