Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Fildişi Kuyu

    Yayınevi : İthaki Yayınları
    Yazar : Nihan Kaya
    ISBN :9786053757962
    Sayfa Sayısı :420
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    350,00 ₺
    280,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Nihan Kaya, yaratıcılığın “fildişi kuyu” olduğunu iddia ediyor. Bütün bir psikanalitik düşüncenin panoraması olan Fildişi Kuyu, farklı türde edebiyat metinlerinin, çeşitli estetik teorilerinin iç dinamiklerini tartışıyor, psikanalitik kuramın edebiyata nasıl ve ne şekilde uygulanabileceğini örneklerle gösteriyor. Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş tekrar baskısıyla Fildişi Kuyu yeniden okurla buluşuyor.

    “Edebiyatçılar tarihte sık sık fildişi kulede olmakla suçlandı. Halbuki edebiyatçı, ‘fildişi kuyu’dan yazıyor. Evet, burası fildişi. Ama dünyaya yukarıdan bakan, hayattan kopuk bir kule değil. Bilakis, ‘dikey hayat’la, yüzeyde olan biten her şeyin deriniyle, iç dinamikleriyle meşgul bir sondaj kuyusu. Edebiyat da psikoloji de, görünen gerçekliğin altındakilere ulaşmayı amaçlıyorlar. Yazar eserini hazırlarken gündelik hayatla arasına mesafe koymak zorunda; ama hayatın dışından değil, olabildiğince derininden bir çaba bu. Bu yüzden edebiyat ve psikoloji, bize fildişi bir kuyunun içinden sesleniyor, bizi o fildişi kuyunun içine çağırıyorlar.”

    Nihan Kaya, yaratıcılığın “fildişi kuyu” olduğunu iddia ediyor. Bütün bir psikanalitik düşüncenin panoraması olan Fildişi Kuyu, farklı türde edebiyat metinlerinin, çeşitli estetik teorilerinin iç dinamiklerini tartışıyor, psikanalitik kuramın edebiyata nasıl ve ne şekilde uygulanabileceğini örneklerle gösteriyor. Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş tekrar baskısıyla Fildişi Kuyu yeniden okurla buluşuyor.

    “Edebiyatçılar tarihte sık sık fildişi kulede olmakla suçlandı. Halbuki edebiyatçı, ‘fildişi kuyu’dan yazıyor. Evet, burası fildişi. Ama dünyaya yukarıdan bakan, hayattan kopuk bir kule değil. Bilakis, ‘dikey hayat’la, yüzeyde olan biten her şeyin deriniyle, iç dinamikleriyle meşgul bir sondaj kuyusu. Edebiyat da psikoloji de, görünen gerçekliğin altındakilere ulaşmayı amaçlıyorlar. Yazar eserini hazırlarken gündelik hayatla arasına mesafe koymak zorunda; ama hayatın dışından değil, olabildiğince derininden bir çaba bu. Bu yüzden edebiyat ve psikoloji, bize fildişi bir kuyunun içinden sesleniyor, bizi o fildişi kuyunun içine çağırıyorlar.”

    >