Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Evrenler Arası Bölge

    Yayınevi : Cinius Yayınları
    Yazar : Metin Şahin
    ISBN :9786257639477
    Sayfa Sayısı :65
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    140,00 ₺
    112,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Yaratılıştan gelen kavramlar doğrultusunda herhangi bir şey, ister canlı ister cansız nesne olsun, bir ortamda bulunur. Bu yaklaşımı ileriye taşıdığımızda paralel evrenler ve ana evren söz konusudur. İsimlerindeki bu ayrılık bunların kapsadıkları bölgeleri de birbirlerinden farklılaştırır.
    Hepsi birden düşünüldüğünde (hepsinin sonlu olduğu kabul edilirse) “Evrenler Arası Bölge”nin mutlaka varlığı gerekir. Günümüz bilimsel verileriyle bu bölge için somut bir değerlendirme yapmak olası değildir. Her bilimsel konu oluşmadan önce nasıl ki bilim kurgu ise bu bölge için yaklaşım da böyle olacaktır. Düşünsel bazda sayısız değerlendirme ve açıklama yapılabilir. Ancak buranın sıradan canlı yaşamı için uygun olmadığı ve cansız maddelerin de bilinen anlamda olmadığı, ilave olarak da en parlak yıldızdan bile daha parlak olduğu söylenebilir. Bu yaklaşım evrenlerin çok büyük yüzdesine egemen olan karanlık enerji ve karanlık madde yaklaşımı ile çakışmaz. Çünkü “Evrenler Arası Bölge”nin yapısı kendi içinde geçerlidir ve diğer evrenlerin hiçbiri ile herhangi bir anlamda iletişim içermez.

    Ancak bu bölgede bilinen kavramların dışında başka tür canlılar olduğu söylenebilir ki, bu canlılar “özel canlılar”dır. Elektronik yaklaşımla nasıl ki, farklı donanımların birbirleri ile iletişimi için ara birimler (dönüştürücüler) kullanılıyorsa, bu bölge ve bilinen canlılar arasında boyut ve kavram dönüştürücüler yapılabilir ve kullanılabilirse o zaman şu an tahmin dışı olan gelişmeler meydana gelecektir ki, bilim ve teknoloji anlamında gerçek “devrim” bu olacaktır.

    Yaratılıştan gelen kavramlar doğrultusunda herhangi bir şey, ister canlı ister cansız nesne olsun, bir ortamda bulunur. Bu yaklaşımı ileriye taşıdığımızda paralel evrenler ve ana evren söz konusudur. İsimlerindeki bu ayrılık bunların kapsadıkları bölgeleri de birbirlerinden farklılaştırır.
    Hepsi birden düşünüldüğünde (hepsinin sonlu olduğu kabul edilirse) “Evrenler Arası Bölge”nin mutlaka varlığı gerekir. Günümüz bilimsel verileriyle bu bölge için somut bir değerlendirme yapmak olası değildir. Her bilimsel konu oluşmadan önce nasıl ki bilim kurgu ise bu bölge için yaklaşım da böyle olacaktır. Düşünsel bazda sayısız değerlendirme ve açıklama yapılabilir. Ancak buranın sıradan canlı yaşamı için uygun olmadığı ve cansız maddelerin de bilinen anlamda olmadığı, ilave olarak da en parlak yıldızdan bile daha parlak olduğu söylenebilir. Bu yaklaşım evrenlerin çok büyük yüzdesine egemen olan karanlık enerji ve karanlık madde yaklaşımı ile çakışmaz. Çünkü “Evrenler Arası Bölge”nin yapısı kendi içinde geçerlidir ve diğer evrenlerin hiçbiri ile herhangi bir anlamda iletişim içermez.

    Ancak bu bölgede bilinen kavramların dışında başka tür canlılar olduğu söylenebilir ki, bu canlılar “özel canlılar”dır. Elektronik yaklaşımla nasıl ki, farklı donanımların birbirleri ile iletişimi için ara birimler (dönüştürücüler) kullanılıyorsa, bu bölge ve bilinen canlılar arasında boyut ve kavram dönüştürücüler yapılabilir ve kullanılabilirse o zaman şu an tahmin dışı olan gelişmeler meydana gelecektir ki, bilim ve teknoloji anlamında gerçek “devrim” bu olacaktır.

    >