Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Esir Kuşun Şarkısı

    Yayınevi : Martı Yayınları
    Yazar : Jasmin Darznik
    ISBN :9786050322262
    Sayfa Sayısı :416
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    160,00 ₺
    120,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Ey gökyüzü, eğer bir gün kanatlanıp
    Uçmak istersem bu sessiz hapishaneden
    Nasıl derim ağlayan çocuğumun gözlerine
    “Unut gitsin beni çünkü esir bir kuşum ben…”

    Annesinin duvarlarla çevrili bahçesindeki kokulu güllerinin arasında kız kardeşiyle dedikodu yaptığı zamanlarda ya da genç aşkıyla flört etmek için evden kaçtığında, Furuğ Ferruhzad her zaman bir asiydi. İran, Furuğ’un çocukluğunda Batılılaşmakta olan bir ülke olsa da insanların büyük bir çoğunluğu hâlâ kadınların ortalıkta görünmemesi gerektiğine inanıyordu. Buna rağmen genç Furuğ on bir yaşında zorba ve kuralcı babasını etkilemek için şiirler yazmaya başladığında kelimelere olan tutkusu derinlerine işlemişti.

    Boğucu evliliğini on altı yaşında sonlandırdığında yaratıcı kanatlarını daha da açan tutkulu bir aşka düşer ve bu, onu özgürlüğünü aramaya iter. Şiirleri hem skandal hem de dâhiyane olarak görülür. Furuğ artık ulusal bir hazine, aynı zamanda şeytanın ta kendisidir. Aşkına ve otuz iki yaşında trajik bir şekilde son bulan hayatına mal olsa da İran Devrimi’nin vahşet dolu çalkantılarının ortasında kendi kurallarıyla yaşayarak direnir.

    Sonraki yıllarda Furuğ’un şiirleri yasaklanır, eserlerini basan yayınevleri yerle bir edilir ve insanlar onun mısralarının oluşturduğu kıymetli koleksiyonlarını saklamaya zorlanır. Bugün Furuğ Ferruhzad, İran’da feminizmin doğuşunu temsil etmekte ve Jasmin Darznik bu efsanevi kadının hikâyesindeki kararlılığı ve coşkun karmaşayı anlatmak için kurgunun objektifliğini kullanmaktadır.

    “Bazen kime âşık olacağını seçmek politik bir harekettir.”

    Vogue

    Ey gökyüzü, eğer bir gün kanatlanıp
    Uçmak istersem bu sessiz hapishaneden
    Nasıl derim ağlayan çocuğumun gözlerine
    “Unut gitsin beni çünkü esir bir kuşum ben…”

    Annesinin duvarlarla çevrili bahçesindeki kokulu güllerinin arasında kız kardeşiyle dedikodu yaptığı zamanlarda ya da genç aşkıyla flört etmek için evden kaçtığında, Furuğ Ferruhzad her zaman bir asiydi. İran, Furuğ’un çocukluğunda Batılılaşmakta olan bir ülke olsa da insanların büyük bir çoğunluğu hâlâ kadınların ortalıkta görünmemesi gerektiğine inanıyordu. Buna rağmen genç Furuğ on bir yaşında zorba ve kuralcı babasını etkilemek için şiirler yazmaya başladığında kelimelere olan tutkusu derinlerine işlemişti.

    Boğucu evliliğini on altı yaşında sonlandırdığında yaratıcı kanatlarını daha da açan tutkulu bir aşka düşer ve bu, onu özgürlüğünü aramaya iter. Şiirleri hem skandal hem de dâhiyane olarak görülür. Furuğ artık ulusal bir hazine, aynı zamanda şeytanın ta kendisidir. Aşkına ve otuz iki yaşında trajik bir şekilde son bulan hayatına mal olsa da İran Devrimi’nin vahşet dolu çalkantılarının ortasında kendi kurallarıyla yaşayarak direnir.

    Sonraki yıllarda Furuğ’un şiirleri yasaklanır, eserlerini basan yayınevleri yerle bir edilir ve insanlar onun mısralarının oluşturduğu kıymetli koleksiyonlarını saklamaya zorlanır. Bugün Furuğ Ferruhzad, İran’da feminizmin doğuşunu temsil etmekte ve Jasmin Darznik bu efsanevi kadının hikâyesindeki kararlılığı ve coşkun karmaşayı anlatmak için kurgunun objektifliğini kullanmaktadır.

    “Bazen kime âşık olacağını seçmek politik bir harekettir.”

    Vogue

    >