Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Edebiyatta Türk’ün Düşüncesi

    Yayınevi : Elips Kitap
    ISBN :9786051211534
    Sayfa Sayısı :420
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2012
    360,00 ₺
    270,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Bu kitaptaki yazılar Türk düşüncesine sistematik bakmıyor. Bakması gerekir mi? Daha da önemlisi Türk düşüncesi belli bir sisteme sahip mi? Edebiyat için de bunu sorabiliriz. Ne Türk düşüncesi ne de edebiyatı, genel geçer değerlere bağlanma konusunda çekingen davranıyor. Türkiye’de düşüncenin konjonktürel ve yönlendirilmeye açık olduğunu söylemek gerek. Fikir adamları esaslı görüşler öne sürmede müteredditler. Yalnızca siyasal erki değil dünyadaki düzeni de hesaplayarak görüş bildiriyorlar. Bir milleti oluşturan değerlerin neler olduğunu sarahaten yazsalar bile Türkiye’nin ufkuna bunları yerleştirmekten kaçınıyorlar. Türkiye’nin büyük bir ülke olması, tarihle kesinleşmiş yapısı ile vatan ve milleti oluşturmada İslam’ın fonksiyonu düşüncemizin merkezinden uzaklaştırılıyor. Edebiyat camiasında "küçük" tercihi seviyeyi 60’ların altına düşürdü. Son yıllarda yalnız edebiyatta değil diğer sanat türlerinde; sinema, müzik ve belgeselde de "küçük insanı", "detay hayatları", "hayatın içinden sıcak done"leri anlatma üslubu ve tavrı epistemolojik seviye kadar estetik duyarlık bağlamında da önemli düşüşlerin yaşanmasını beraberinde getirdi. "Hayatı yaşamak" hem de"doya doya yaşamak" iştiyakındaki anlatıcılar, iyi bir sanat eserinin temel belirleyeni olan büyük amaçların çevresinde dolanmayı tamamen ortadan kaldırdı. Bu durum şununla alakalı olsa gerek: Bugünün insanı için "büyük" peşinde koşmak tahayyül edilmesi bile imkânsız bir yetenek, donanım, azim ve algılama sorunu hâline geldi. İyi bir sanat eseri tutku ile kendini gösterir. Başarmak kadar büyük hedefler peşinde tutkuyla koştuğu hâlde kaybetmek de hem görsel hem de edebî türler için bir şölen hâlini alabilir.
    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    Bu kitaptaki yazılar Türk düşüncesine sistematik bakmıyor. Bakması gerekir mi? Daha da önemlisi Türk düşüncesi belli bir sisteme sahip mi? Edebiyat için de bunu sorabiliriz. Ne Türk düşüncesi ne de edebiyatı, genel geçer değerlere bağlanma konusunda çekingen davranıyor. Türkiye’de düşüncenin konjonktürel ve yönlendirilmeye açık olduğunu söylemek gerek. Fikir adamları esaslı görüşler öne sürmede müteredditler. Yalnızca siyasal erki değil dünyadaki düzeni de hesaplayarak görüş bildiriyorlar. Bir milleti oluşturan değerlerin neler olduğunu sarahaten yazsalar bile Türkiye’nin ufkuna bunları yerleştirmekten kaçınıyorlar. Türkiye’nin büyük bir ülke olması, tarihle kesinleşmiş yapısı ile vatan ve milleti oluşturmada İslam’ın fonksiyonu düşüncemizin merkezinden uzaklaştırılıyor. Edebiyat camiasında "küçük" tercihi seviyeyi 60’ların altına düşürdü. Son yıllarda yalnız edebiyatta değil diğer sanat türlerinde; sinema, müzik ve belgeselde de "küçük insanı", "detay hayatları", "hayatın içinden sıcak done"leri anlatma üslubu ve tavrı epistemolojik seviye kadar estetik duyarlık bağlamında da önemli düşüşlerin yaşanmasını beraberinde getirdi. "Hayatı yaşamak" hem de"doya doya yaşamak" iştiyakındaki anlatıcılar, iyi bir sanat eserinin temel belirleyeni olan büyük amaçların çevresinde dolanmayı tamamen ortadan kaldırdı. Bu durum şununla alakalı olsa gerek: Bugünün insanı için "büyük" peşinde koşmak tahayyül edilmesi bile imkânsız bir yetenek, donanım, azim ve algılama sorunu hâline geldi. İyi bir sanat eseri tutku ile kendini gösterir. Başarmak kadar büyük hedefler peşinde tutkuyla koştuğu hâlde kaybetmek de hem görsel hem de edebî türler için bir şölen hâlini alabilir.
    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >