Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Doğu'nun ve Batı'nın Büyük Sultanı: Alparslan

    Yayınevi : Timaş Yayınları
    Yazar : Mustafa Alican
    ISBN :9786050832280
    Sayfa Sayısı :248
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    300,00 ₺
    240,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    İslâm âleminin tıkanmışlık hali yaşadığı bir dönemde ortaya çıkan Selçuklularla birlikte İslâm dünyası siyasî birliğini temin etmiş, Sünnî İslâm anlayışı toplumsal hayatın merkezini oluşturmaya başlamış ve bir sonraki aşamada Türklerin kudretli eliyle Hristiyan dünyasına galebe çalmıştır.

    Selçukluların tarihî rolü, Malazgirt’te kazandıkları zaferle zirve noktasına erişmiş, Türk-İslâm tarihindeki belirleyici konumları bir anlamda mühür gibi tarihe kazınmıştır. Bu noktada, Stefan Zweig’ın ifadesiyle “insanlığın yıldızının parladığı an”da tarih sahnesine çıkan Sultan Alparslan’a müstakil bir parantez açılmalıdır. Bizans’ı dize getirip Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Sultan Alparslan, aynı zamanda İslâm tarihindeki tıkanmanın önünü de açan isimdir. Dokuz yıllık kısa saltanat döneminde, izlerini dokuz yüzyıl boyunca takip edebildiğimiz muazzam bir eser ortaya koyan Sultan Alparslan, tarihin kilidini açmış, “Gordion’un Düğümü”nü kesmiştir.

    Selçuklu tarihi alanında yaptığı dikkat çekici çalışmalarla bilinen Mustafa Alican, Doğu’nun ve Batı’nın Büyük Sultanı Alparslan adını verdiği çalışmasında, akademik bir altyapıya dayanarak tarihin gördüğü en büyük hükümdarlardan birinin baş döndürücü hayat hikâyesini tek solukta okunacak roman tadında bir üslupla anlatıyor.

    İslâm âleminin tıkanmışlık hali yaşadığı bir dönemde ortaya çıkan Selçuklularla birlikte İslâm dünyası siyasî birliğini temin etmiş, Sünnî İslâm anlayışı toplumsal hayatın merkezini oluşturmaya başlamış ve bir sonraki aşamada Türklerin kudretli eliyle Hristiyan dünyasına galebe çalmıştır.

    Selçukluların tarihî rolü, Malazgirt’te kazandıkları zaferle zirve noktasına erişmiş, Türk-İslâm tarihindeki belirleyici konumları bir anlamda mühür gibi tarihe kazınmıştır. Bu noktada, Stefan Zweig’ın ifadesiyle “insanlığın yıldızının parladığı an”da tarih sahnesine çıkan Sultan Alparslan’a müstakil bir parantez açılmalıdır. Bizans’ı dize getirip Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Sultan Alparslan, aynı zamanda İslâm tarihindeki tıkanmanın önünü de açan isimdir. Dokuz yıllık kısa saltanat döneminde, izlerini dokuz yüzyıl boyunca takip edebildiğimiz muazzam bir eser ortaya koyan Sultan Alparslan, tarihin kilidini açmış, “Gordion’un Düğümü”nü kesmiştir.

    Selçuklu tarihi alanında yaptığı dikkat çekici çalışmalarla bilinen Mustafa Alican, Doğu’nun ve Batı’nın Büyük Sultanı Alparslan adını verdiği çalışmasında, akademik bir altyapıya dayanarak tarihin gördüğü en büyük hükümdarlardan birinin baş döndürücü hayat hikâyesini tek solukta okunacak roman tadında bir üslupla anlatıyor.

    >