Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Divan-ı Hümayun

    Yayınevi : Phoenix Yayınevi
    Yazar : Ahmet Mumcu
    ISBN :9789944931236
    Sayfa Sayısı :176
    Baskı Sayısı :5
    Ebatlar :14x21 cm
    Basım Yılı :2017
    300,00 ₺
    240,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Osmanlı Devleti’nin kurulmasından kısa bir süre sonra doğmuş olan Divan-ı Hümayun, 15. yüzyıl ortalarından 17. yüzyılın ilk yarısına kadar Osmanlı Devleti’nin yönetimine damgasını vurmuş, yüzyılın sonlarına doğru ise önemini yitirmeye başlayarak bir sembol hâline gelmiştir. Osmanlılardan önceki ve Osmanlıların çağdaşı İslâm devletlerinde var olan benzeri kurumlardan farklı olan Divan-ı Hümayun’da, siyasal, yargısal, yönetsel tüm işlerin görülebilir olması, Osmanlı Devleti’nin merkezci karakterinin kesinliğini ve devlet adamlarının pratik çalışma, çabuk ve doğru karara varma duygularının gelişmişliğini göstermektedir. Padişahın divanı, üstün yetkileri ve çalışma biçimiyle devletin en saygın organı durumuna gelmiş, Divan’da çalışmak, bir şeref simgesi olmuştur. Divan-ı Hümayun, padişahın divanı olsa da burada çalışanların padişahın değil, Divan’ın hizmetinde oldukları görüşü yerleşmiş, kadılar bile burada yargıianabilmiştir. Fakat padişahların kişiliği zayıfladıkça, vezir-i âzamlar güçlerini artırmışlar ve Divan-ı Hümayun etkinliğini yitirmiştir. Ayrıca yargısal kararların infazı sırasında acele verilen hükümler, kimi zaman adalet duygusuna aykırı olmuş ve büyük haksızlıklar doğurmuştur. Gücü nispetinde sağduyudan yoksun veziri âzamlarise Divan’da büyük otorite kurarak, devlet düzenini bozucu kararlara varmış ve kimi zaman bu kararlarıyla ayaklanmalara yol açmışlardır.

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    Osmanlı Devleti’nin kurulmasından kısa bir süre sonra doğmuş olan Divan-ı Hümayun, 15. yüzyıl ortalarından 17. yüzyılın ilk yarısına kadar Osmanlı Devleti’nin yönetimine damgasını vurmuş, yüzyılın sonlarına doğru ise önemini yitirmeye başlayarak bir sembol hâline gelmiştir. Osmanlılardan önceki ve Osmanlıların çağdaşı İslâm devletlerinde var olan benzeri kurumlardan farklı olan Divan-ı Hümayun’da, siyasal, yargısal, yönetsel tüm işlerin görülebilir olması, Osmanlı Devleti’nin merkezci karakterinin kesinliğini ve devlet adamlarının pratik çalışma, çabuk ve doğru karara varma duygularının gelişmişliğini göstermektedir. Padişahın divanı, üstün yetkileri ve çalışma biçimiyle devletin en saygın organı durumuna gelmiş, Divan’da çalışmak, bir şeref simgesi olmuştur. Divan-ı Hümayun, padişahın divanı olsa da burada çalışanların padişahın değil, Divan’ın hizmetinde oldukları görüşü yerleşmiş, kadılar bile burada yargıianabilmiştir. Fakat padişahların kişiliği zayıfladıkça, vezir-i âzamlar güçlerini artırmışlar ve Divan-ı Hümayun etkinliğini yitirmiştir. Ayrıca yargısal kararların infazı sırasında acele verilen hükümler, kimi zaman adalet duygusuna aykırı olmuş ve büyük haksızlıklar doğurmuştur. Gücü nispetinde sağduyudan yoksun veziri âzamlarise Divan’da büyük otorite kurarak, devlet düzenini bozucu kararlara varmış ve kimi zaman bu kararlarıyla ayaklanmalara yol açmışlardır.

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >