Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Demokrasinin Ötesinde

    Yayınevi : Sel Yayıncılık
    Yazar : Gilles Dauve
    ISBN :9789755705958
    Sayfa Sayısı :167
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2012
    200,00 ₺
    160,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Bugün muhafazakârın, cumhuriyetçinin, milliyetçinin ve dahi sosyalistin "demokrat" olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada "eylemek" değil "seçim yapmak" kutsanıyor. Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi, kendini kusuruyla, yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor. Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken, demokrasilerin kusuru ise "yeterince" demokrat olmamasında bulunuyor. Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken, siyaset de totaliterlik-demokratlık tartışmasına indirgeniyor. "Demokratikleşme" ya da "totaliterleşme" tek siyasal gündem olunca, muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir "demokrasi ilkesi" ile açıklıyorlar. Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise, demokrasinin yöneten-yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla, özgürleşmeyle aynı şey olmadığını, dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının, hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin, aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar. Böylece, toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve "demokrat" kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar. Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor, seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar.
    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    Bugün muhafazakârın, cumhuriyetçinin, milliyetçinin ve dahi sosyalistin "demokrat" olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada "eylemek" değil "seçim yapmak" kutsanıyor. Her tür eleştiriden muaf olan demokrasi, kendini kusuruyla, yani hiçbir zaman tamamlanmamış olması ile geçerli kılıyor. Totaliter rejimlerin günahlarının totaliter olmalarından kaynaklandığı söylenirken, demokrasilerin kusuru ise "yeterince" demokrat olmamasında bulunuyor. Tarih sadece demokratikleşme ekseninden okunurken, siyaset de totaliterlik-demokratlık tartışmasına indirgeniyor. "Demokratikleşme" ya da "totaliterleşme" tek siyasal gündem olunca, muhalefet kadar iktidarlar da eylemlerini kendinden menkul bir "demokrasi ilkesi" ile açıklıyorlar. Gilles Dauvé ve Karl Nesic ise, demokrasinin yöneten-yönetilen ayrımına ya da tahakküm ilişkilerine karşı çıkmakla, özgürleşmeyle aynı şey olmadığını, dahası siyasal özgürlüğün bu şekilde kutsanmasının, hayrı ve şerri bütünüyle siyasetten bilmenin, aslında insanı yurttaş ve birey olarak ikiye bölen kapitalizmle uzlaşmak ve siyasal iktidarı mutlaklaştırmak olduğunu sergiliyorlar. Böylece, toplumu mevcut haliyle kabullenen solun demokrasi kavramına dört elle sarılmasının ve "demokrat" kimliğinin açmazlarını ortaya koyuyorlar. Siyasi serbestliğe değil insani ve toplumsal özgürlüğe yoğunlaşıyor, seçmek değil eylemek ve gerçekleştirmek üzerine kurulu bir özgürlüğün nasıl kazanılabileceğine kafa yoruyorlar.
    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >