Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Dış Kapının Mandalı

    Yayınevi : İthaki Yayınları
    Yazar : Arzu Uçar
    ISBN :9786057762924
    Sayfa Sayısı :96
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2020
    150,00 ₺
    120,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    2015 Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan Dış Kapının Mandalı, Arzu Uçar’ın ilk öykü kitabı. Kendini nereye koyacağını bilemeyen ruhların kapı eşiklerinde, pencere kenarlarında gizlendiği, bazen de varlığını ispat için sokaklara döküldüğü öyküler bunlar.

    Ben olmasam ne değişirdi, sorusunun cevabını ararken kendi duygularına bile yabancı olduğunu fark eden karakterlerle tanışıyoruz. Ve onlarla beraber soruyoruz kendimize: Beni tamamlayacak olanı bulduğumda onu nasıl tanıyacağım?

    “Kocaman evrende, bir gezegenin içindeki bir kıtada, o kıtanın içindeki bir ülkede, o ülkenin içindeki bir şehrin sokağında, üçüncü kattaki bir evin yatak odasında, örtüler altında büzülmüş ağlayan minicik bir kadın. Birbirini sarmalayan, iç içe geçmiş oluşumların içinde nokta gibi, küçücük bir varlık.

    Tepesindeki yıldızlar kadar güzelken artık kimsenin bakıp görmediği, silikleşmiş bir nokta. Yattığı yataktan bir daha kalkamasa yokluğunu kimsenin fark etmeyeceği, hiçbir yeri doldurmayan önemsiz bir iz.”

    2015 Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan Dış Kapının Mandalı, Arzu Uçar’ın ilk öykü kitabı. Kendini nereye koyacağını bilemeyen ruhların kapı eşiklerinde, pencere kenarlarında gizlendiği, bazen de varlığını ispat için sokaklara döküldüğü öyküler bunlar.

    Ben olmasam ne değişirdi, sorusunun cevabını ararken kendi duygularına bile yabancı olduğunu fark eden karakterlerle tanışıyoruz. Ve onlarla beraber soruyoruz kendimize: Beni tamamlayacak olanı bulduğumda onu nasıl tanıyacağım?

    “Kocaman evrende, bir gezegenin içindeki bir kıtada, o kıtanın içindeki bir ülkede, o ülkenin içindeki bir şehrin sokağında, üçüncü kattaki bir evin yatak odasında, örtüler altında büzülmüş ağlayan minicik bir kadın. Birbirini sarmalayan, iç içe geçmiş oluşumların içinde nokta gibi, küçücük bir varlık.

    Tepesindeki yıldızlar kadar güzelken artık kimsenin bakıp görmediği, silikleşmiş bir nokta. Yattığı yataktan bir daha kalkamasa yokluğunu kimsenin fark etmeyeceği, hiçbir yeri doldurmayan önemsiz bir iz.”

    >