Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Dünya Rüyası - Mesnevi

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    ISBN :9786052884867
    Sayfa Sayısı :299
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    272,00 ₺
    190,40 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Süt içmeye olan isteklerinin sırrını bilmeyen çocukların, annelerine olan meyli gibi. Bunun cüz’i aklı, o külli akıldandır; bu gölgenin hareketi, o gül dalındandır. Gölgesi, sonuçta kendinde yok olur; o zaman istek ve arayışın sırrını bilir. Ey talihli! Bu ağaç salınmazsa, diğer dalın gölgesi nasıl salınır?

    Bildiğin yaratıcı, yine onu hayvani hâlden insanlığa çekip götürüyordu. Böylece ülkeden ülkeye gitti, neticede şimdi akıllı, bilgili oldu ve olgunlaştı. Önceki akıllar hatırında yoktur; yine bu akıldan da başka hâle dönüşecektir. Uyumuş ve öncesini unutmuş olsa da onu, o unutma hâlinde hiç bırakırlar mı?

    Yine onu, o uykusundan uyandırırlar; kendi hâline alaylı güler; “Rüyada çektiğim ne üzüntüydü? O üzüntü ve hastalığın uyku işi, hile ve hayal olduğunu nasıl bilemedim?”

    Dünya, uyuyanın rüyası gibidir, uyuyan kişi, bunun sürekli olduğunu sanır. Sonuçta ansızın ecel sabahı doğar, zan ve hile karanlığından kurtulur. Kalış mekânını ve yerini görünce o üzüntülerinden dolayı kendisini gülme tutar. Rüyada iyi ve kötü iyi ve kötü gördüğün her şey, mahşer günü birer birer belli olacak. Bu dünya uykusunda yaptığın, uyanıklık anında sana görünür.

    Ey esire zulmeden! Hatta bu gülüş, tabir gününde ağlama ve nefes veriş olur.

    Süt içmeye olan isteklerinin sırrını bilmeyen çocukların, annelerine olan meyli gibi. Bunun cüz’i aklı, o külli akıldandır; bu gölgenin hareketi, o gül dalındandır. Gölgesi, sonuçta kendinde yok olur; o zaman istek ve arayışın sırrını bilir. Ey talihli! Bu ağaç salınmazsa, diğer dalın gölgesi nasıl salınır?

    Bildiğin yaratıcı, yine onu hayvani hâlden insanlığa çekip götürüyordu. Böylece ülkeden ülkeye gitti, neticede şimdi akıllı, bilgili oldu ve olgunlaştı. Önceki akıllar hatırında yoktur; yine bu akıldan da başka hâle dönüşecektir. Uyumuş ve öncesini unutmuş olsa da onu, o unutma hâlinde hiç bırakırlar mı?

    Yine onu, o uykusundan uyandırırlar; kendi hâline alaylı güler; “Rüyada çektiğim ne üzüntüydü? O üzüntü ve hastalığın uyku işi, hile ve hayal olduğunu nasıl bilemedim?”

    Dünya, uyuyanın rüyası gibidir, uyuyan kişi, bunun sürekli olduğunu sanır. Sonuçta ansızın ecel sabahı doğar, zan ve hile karanlığından kurtulur. Kalış mekânını ve yerini görünce o üzüntülerinden dolayı kendisini gülme tutar. Rüyada iyi ve kötü iyi ve kötü gördüğün her şey, mahşer günü birer birer belli olacak. Bu dünya uykusunda yaptığın, uyanıklık anında sana görünür.

    Ey esire zulmeden! Hatta bu gülüş, tabir gününde ağlama ve nefes veriş olur.

    >