Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Düşlerim Tel Örgülerde Kaldı

    Yayınevi : Gece Kitaplığı
    Yazar : Ahmet Umutlu
    ISBN :9786257319621
    Sayfa Sayısı :233
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    240,00 ₺
    168,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Adına, sağ-sol kavgası dediler.
    Endişe ve korkunun hüküm sürdüğü, sancılı yıllar…
    Yıl 1978, Anadolu’da bir yer.
    Seydişehir’den Mamak cezaevine uzanan yolculuk.
    “Faşizme karşı omuz omuza”
    “Komünistler Moskova’ya”
    Adım adım 12 Eylül...
    Ve sonrası...
    Şimşekler çaktı, gök parçalandı!
    Yağan yağmur, toprakla birlikte ruhunu ıslattı.
    Akreplerin kıskacında can çekişiyordu!
    Böcekler, yılanlar etrafında fır dönüyor,
    Baykuş sesleri zihninde ağ kuruyordu.
    Üzerine dağlar çöktü! Sıkıştı, ezildi…
    Bedeni ızdırap, ruhu azap çekiyordu.
    Mezarda mıydı?
    Münkir ve Nekir geldiğinde ne cevap verecekti?
    Verilecek bir cevabı var mıydı?
    Bilmiyordu, hiçbir şey bilmiyordu!
    İstikbali olmayanın, istiklali mi olur!
    Hayatın acı gerçekleri tüm duygularını söküp attı.
    “Çıka geldi bir gözleri sürmeli”
    Sevmişti ya! Sevmeye hakkı var mıydı?
    Umutları, düşleri tel örgülerde takılıp kaldı.
    Bileklerinde kelepçe vardı.

    Adına, sağ-sol kavgası dediler.
    Endişe ve korkunun hüküm sürdüğü, sancılı yıllar…
    Yıl 1978, Anadolu’da bir yer.
    Seydişehir’den Mamak cezaevine uzanan yolculuk.
    “Faşizme karşı omuz omuza”
    “Komünistler Moskova’ya”
    Adım adım 12 Eylül...
    Ve sonrası...
    Şimşekler çaktı, gök parçalandı!
    Yağan yağmur, toprakla birlikte ruhunu ıslattı.
    Akreplerin kıskacında can çekişiyordu!
    Böcekler, yılanlar etrafında fır dönüyor,
    Baykuş sesleri zihninde ağ kuruyordu.
    Üzerine dağlar çöktü! Sıkıştı, ezildi…
    Bedeni ızdırap, ruhu azap çekiyordu.
    Mezarda mıydı?
    Münkir ve Nekir geldiğinde ne cevap verecekti?
    Verilecek bir cevabı var mıydı?
    Bilmiyordu, hiçbir şey bilmiyordu!
    İstikbali olmayanın, istiklali mi olur!
    Hayatın acı gerçekleri tüm duygularını söküp attı.
    “Çıka geldi bir gözleri sürmeli”
    Sevmişti ya! Sevmeye hakkı var mıydı?
    Umutları, düşleri tel örgülerde takılıp kaldı.
    Bileklerinde kelepçe vardı.

    >