Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Düş Mesafesi

    Yayınevi : İthaki Yayınları
    ISBN :9786257737555
    Sayfa Sayısı :96
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2020
    150,00 ₺
    120,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın. Eşyaların, bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya. Kalabalık akşam sofralarının, çocuk sesleriyle dolup taşan avluların, uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor. Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu, çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor. Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah'ın emri olmaya devam ediyor.

    Düş Mesafesi, Deniz Ceren Türkkan’ın okurla ilk selamlaşması. Görünen o ki son da olmayacak bu. Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere, ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor.

    “Onlar için devlet, kemerli, demir halkalarıyla dev kapıların önünde, kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti. Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini, yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını, yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye, kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti. Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından, sanki bu gülüş, ölüme giden kestirme bir yol gibiydi.”

    Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın. Eşyaların, bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya. Kalabalık akşam sofralarının, çocuk sesleriyle dolup taşan avluların, uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor. Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu, çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor. Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah'ın emri olmaya devam ediyor.

    Düş Mesafesi, Deniz Ceren Türkkan’ın okurla ilk selamlaşması. Görünen o ki son da olmayacak bu. Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere, ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor.

    “Onlar için devlet, kemerli, demir halkalarıyla dev kapıların önünde, kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti. Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini, yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını, yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye, kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti. Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından, sanki bu gülüş, ölüme giden kestirme bir yol gibiydi.”

    >