Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Düşünceyi Eylem İçin Bilmek

    Yayınevi : İz Yayıncılık
    ISBN :9786053263159
    Sayfa Sayısı :536
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    515,00 ₺
    437,75 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Düşünce ile eylem, edebiyat ile medeniyet arasında kendine özgü bir iletişim ve etkileşim vardır. Düşüncesiz eylem, eylemsiz düşünce olmadığı gibi, edebiyatsız medeniyet, medeniyetsiz edebiyat olmaz. Nasıl düşünce eylem için bilinirse, edebiyat da medeniyet için bilinir. Türkiye’de Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat ve Mavera dergileri çevresinde toplanan edebiyatçılar, Anadolu insanının düşünce ve eylem dünyasına, yeni açılımlar kazandırmışlardır. Mavera dergisinin kurucuları arasında yer alan Ersin Nazif Gürdoğan, bu kitabındaki denemelerde, düşünceyi eyleme, edebiyatı medeniyete dönüştürmenin, önemini tartışmaktadır. Zengin bilgi ve bilgelik ürünü, gezi kitapları yanında, deneme kitaplarıyla da bilinen Gürdoğan, bir solukta okunan denemeleriyle, okuyucularını ya Yunus ya Sinan olmaya değil, hem Yunus hem Sinan olmaya özendirmekte, “Yirmibirinci yüzyılın mimarları, Yunus gibi tüketecekler, Sinan gibi üretecekler” demektedir.

    Düşünce ile eylem, edebiyat ile medeniyet arasında kendine özgü bir iletişim ve etkileşim vardır. Düşüncesiz eylem, eylemsiz düşünce olmadığı gibi, edebiyatsız medeniyet, medeniyetsiz edebiyat olmaz. Nasıl düşünce eylem için bilinirse, edebiyat da medeniyet için bilinir. Türkiye’de Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat ve Mavera dergileri çevresinde toplanan edebiyatçılar, Anadolu insanının düşünce ve eylem dünyasına, yeni açılımlar kazandırmışlardır. Mavera dergisinin kurucuları arasında yer alan Ersin Nazif Gürdoğan, bu kitabındaki denemelerde, düşünceyi eyleme, edebiyatı medeniyete dönüştürmenin, önemini tartışmaktadır. Zengin bilgi ve bilgelik ürünü, gezi kitapları yanında, deneme kitaplarıyla da bilinen Gürdoğan, bir solukta okunan denemeleriyle, okuyucularını ya Yunus ya Sinan olmaya değil, hem Yunus hem Sinan olmaya özendirmekte, “Yirmibirinci yüzyılın mimarları, Yunus gibi tüketecekler, Sinan gibi üretecekler” demektedir.

    >