Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Cihatçılık

    Yayınevi : Pinhan Yayıncılık
    ISBN :9786057768506
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21.5 cm
    Basım Yılı :2021
    280,00 ₺
    238,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bertolt Brecht, Nazizmden bahsederken “Sonunda insanlar onu yendi, fakat zafer ilan etmek için henüz çok erken. İğrenç canavarın çıktığı karın hâlâ doğurgan” diye yazıyordu. IŞİD ile Nazizmi bir tutmak gibi bir niyetim yok. Yalnızca “İslam Devleti”nin içinden çıktığı rahmin hâlâ doğurgan olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Başka bir deyişle bu hareketin ortaya çıkışını ve hızlı bir şekilde genişlemesini mümkün kılmış olan toplumsal ve tarihsel koşullar bugün Müslüman dünyasında olduğu gibi Batı’da da hâlâ mevcut. Bu kitabı yazarken nasıl karşılanacağını bilmiyordum, fakat Müslümanlar tarafından okunmayacağından emindim. Nitekim cihatçılığın İslam’la “ilgisinin olmadığını” söyleyenleri eleştiriyor, aksine bu dinle çok ilgisinin olduğunu savunuyorum ve bunun Müslümanların kitabı reddetmesi için yeterli olduğuna inanıyordum. Neyse ki yanılmışım: Fransa’da ve başka yerlerde birçoğu onu iyi karşıladı. Umutlanmak için bir sebebim var: Destekleriyle beraber cihatçılık pek çok ülkede hâlâ güçlü görünse de ona karşı çıkan çok sayıda Müslüman ona daha iyi direnebilmek üzere bu fenomeni anlamaya olanak sağlayan analizlerin peşinde.

    Bertolt Brecht, Nazizmden bahsederken “Sonunda insanlar onu yendi, fakat zafer ilan etmek için henüz çok erken. İğrenç canavarın çıktığı karın hâlâ doğurgan” diye yazıyordu. IŞİD ile Nazizmi bir tutmak gibi bir niyetim yok. Yalnızca “İslam Devleti”nin içinden çıktığı rahmin hâlâ doğurgan olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Başka bir deyişle bu hareketin ortaya çıkışını ve hızlı bir şekilde genişlemesini mümkün kılmış olan toplumsal ve tarihsel koşullar bugün Müslüman dünyasında olduğu gibi Batı’da da hâlâ mevcut. Bu kitabı yazarken nasıl karşılanacağını bilmiyordum, fakat Müslümanlar tarafından okunmayacağından emindim. Nitekim cihatçılığın İslam’la “ilgisinin olmadığını” söyleyenleri eleştiriyor, aksine bu dinle çok ilgisinin olduğunu savunuyorum ve bunun Müslümanların kitabı reddetmesi için yeterli olduğuna inanıyordum. Neyse ki yanılmışım: Fransa’da ve başka yerlerde birçoğu onu iyi karşıladı. Umutlanmak için bir sebebim var: Destekleriyle beraber cihatçılık pek çok ülkede hâlâ güçlü görünse de ona karşı çıkan çok sayıda Müslüman ona daha iyi direnebilmek üzere bu fenomeni anlamaya olanak sağlayan analizlerin peşinde.

    >