Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bir Çerçeve Bin Dünya : Türkiye’de Televizyon Yayıncılığı Üzerine Okumalar

    Yayınevi : Hiperlink Yayınları
    Yazar : Kolektif
    ISBN :9786052814123
    Sayfa Sayısı :270
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2019
    340,00 ₺
    272,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Baudrillard’ın ifadesiyle, kitle iletişiminin her an ve her yerde olduğu bir çağda medya, imgelerden oluşan yeni gerçeklikler yaratmaktadır. Bu gerçeklikler anlamlarını başka imgelerden alır ve temelleri olmayan yeni hipergerçeklikler inşa eder. Televizyon, kitle iletişiminin en yaygın ve en etkili aracı olarak sadece diziler ve eğlence programlarıyla değil, haber bültenleri, tartışma programlarıyla, belgeseller ve kültür-sanat yapımlarıyla da yeni yeni hipergerçeklikler inşa ederler. Gelişimlerine ve içeriklerine bakıldığında kitle iletişim araçlarında ortaya çıkan gerçekliklerin yaşam gerçekliğini kapsamadıkları; anlam ve tutarlılıktan yoksun oldukları görülmektedir. Buna rağmen, televizyon ve sosyal medya gibi iletişim araç ve teknolojilerinin vazgeçilmez bir olgu olarak insanların yaşamlarına da nüfuz ettiğini görmekteyiz. Televizyonun çok daha yaygın bir şekilde ve farklı sosyal katmanlarda etkinliği düşünüldüğünde ayrı bir duyarlılık ve hassasiyetle değerlendirilmeyi hak ettiği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada televizyonun bu özelliği ve etkinliği ile ilgili farklı bakış açılarının derinlemesine sunulduğu çalışmaları bir araya getirerek beğenilerinize sunmayı amaçladık.

    Baudrillard’ın ifadesiyle, kitle iletişiminin her an ve her yerde olduğu bir çağda medya, imgelerden oluşan yeni gerçeklikler yaratmaktadır. Bu gerçeklikler anlamlarını başka imgelerden alır ve temelleri olmayan yeni hipergerçeklikler inşa eder. Televizyon, kitle iletişiminin en yaygın ve en etkili aracı olarak sadece diziler ve eğlence programlarıyla değil, haber bültenleri, tartışma programlarıyla, belgeseller ve kültür-sanat yapımlarıyla da yeni yeni hipergerçeklikler inşa ederler. Gelişimlerine ve içeriklerine bakıldığında kitle iletişim araçlarında ortaya çıkan gerçekliklerin yaşam gerçekliğini kapsamadıkları; anlam ve tutarlılıktan yoksun oldukları görülmektedir. Buna rağmen, televizyon ve sosyal medya gibi iletişim araç ve teknolojilerinin vazgeçilmez bir olgu olarak insanların yaşamlarına da nüfuz ettiğini görmekteyiz. Televizyonun çok daha yaygın bir şekilde ve farklı sosyal katmanlarda etkinliği düşünüldüğünde ayrı bir duyarlılık ve hassasiyetle değerlendirilmeyi hak ettiği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada televizyonun bu özelliği ve etkinliği ile ilgili farklı bakış açılarının derinlemesine sunulduğu çalışmaları bir araya getirerek beğenilerinize sunmayı amaçladık.

    >