Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bin Tanrılı Ülkeye Bisikletle Yolculuk

    Yayınevi : Paris Yayınları
    Yazar : Sinan Cömert
    ISBN :9786058262119
    Sayfa Sayısı :376
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :15x23 cm
    Basım Yılı :2017
    130,00 ₺
    123,50 ₺

    Tükendi

    “Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.”

    Ozan Orpheus’un Trakyası’ndan Hektor’un Troyası’na, Diogenes’in Sinop’undan Homeros’un güneş bahçesi Ege’sine uzanan bir yolculuk… İnsandan çok doğaya, buluta, denize, serçeye, balığa güvenen ve inananların yolculuğu… Bisikletinizle kadim Küçük Asya topraklarında maviyle, yeşille ve mitolijiyle iç içe, daldan dala atlayan uzun bir yolculuğa çıkacaksınız. Beyaz yakalıların elinde kalan tek özgürlük aracı olan bisikletle doğaya kaçışın kısa öyküsü…

    “Yakındığım,eli kolu bağlı çaresiz kaldığım anları düşünüyorum. Sinirimi bozan olaylara ya da insanlara şu anki hâlimle aynı tepkiyi verir miydim diye kafamda tilkiler dolanıyor. Selenin üzerinden dünyaya bakmanın getirdiği yüksüzlükle, ‘Pandora’nın kutusu açıldığında, olman gereken yer işte tam burası oğlum diye dolduruşa getiriyorum kendimi. Bisikletin her ne kadar rehabilite edici etkisi olsa da üzerimde, gayet farkındayım; tüm hayatımı öyle canım istediğinde iki tekere yükleyip çekip gidemeyeceğimin”

    “Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.”

    Ozan Orpheus’un Trakyası’ndan Hektor’un Troyası’na, Diogenes’in Sinop’undan Homeros’un güneş bahçesi Ege’sine uzanan bir yolculuk… İnsandan çok doğaya, buluta, denize, serçeye, balığa güvenen ve inananların yolculuğu… Bisikletinizle kadim Küçük Asya topraklarında maviyle, yeşille ve mitolijiyle iç içe, daldan dala atlayan uzun bir yolculuğa çıkacaksınız. Beyaz yakalıların elinde kalan tek özgürlük aracı olan bisikletle doğaya kaçışın kısa öyküsü…

    “Yakındığım,eli kolu bağlı çaresiz kaldığım anları düşünüyorum. Sinirimi bozan olaylara ya da insanlara şu anki hâlimle aynı tepkiyi verir miydim diye kafamda tilkiler dolanıyor. Selenin üzerinden dünyaya bakmanın getirdiği yüksüzlükle, ‘Pandora’nın kutusu açıldığında, olman gereken yer işte tam burası oğlum diye dolduruşa getiriyorum kendimi. Bisikletin her ne kadar rehabilite edici etkisi olsa da üzerimde, gayet farkındayım; tüm hayatımı öyle canım istediğinde iki tekere yükleyip çekip gidemeyeceğimin”

    >