Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bahar Kadar Taze, Hayat Kadar Nazik

    ISBN :9786057683595
    Sayfa Sayısı :384
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14x23 cm
    Basım Yılı :2020
    620,00 ₺
    496,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Tâhirü’l-Mevlevî’nin İstanbul’a dair yazılarının derlenerek bir bütünlüğe kavuştuğu bu eser 1910 ile 1951 yılları arasında dergilerde kaleme aldığı 40 yıllık bir yazı birikimini okurlarımızla buluşturuyor. Tarih sırasına göre Beyânülhak, (1910, 1911), Sebilürreşad, (1914), Mahfil, (1921-1925), Yücel, (1936), Bilgi Yurdu, (1938, 1939, 1940), İslâm Yolu (1948-1951) dergilerinde yayımlanan bu yazıların bazıları tefrika halinde yayımlanmış, bazıları da münferit yazılar olarak dergi sayfalarında kalmış. Dergilerdeki yazıları dışında bu kitaba ilave edilen tarihi belirtilmemiş bir yazma risale de “İstanbul’un Eski Âdetlerinden” başlılığını taşımaktadır.

    Bu eseri meydan getiren yazılar yaklaşık 40 yıllık bir süreci de yansıtmaktadır. Özellikle alfabe değişiminin etkilerinin görülebileceği, Türkçenin izlediği seyri göstermesi bakımından da ayrı bir dikkatin konusu olabilecek bir eser.

    Kitabın ismine gelince... Kitabın adı Tâhirü’l-Mevlevî’nin bu eserde geçen bir cümlesi: Bahar Kadar Taze, Hayat Kadar Nazik. İstanbul’a yakıştırdığımız bu ifade İstanbul’un mevcut hali göz önüne getirildiğinde belki bazı okurlarımıza ironik gelebilir. Doğrusu bu satırları yazan için de öyle. İstanbul bizleri hak etmese bile bu tanımlamayı fazlasıyla hak eden bir şehir. Ve İstanbul, ufkunu kaplayan devasa beton kütleleri, aziz varlığına saplanmış bir hakaret gibi sinesine çekiyor olabilir ve bizlere hal diliyle neler söylediğini tahmin etmek de zor değil. Ama biz en azından onun hakkının “bahar kadar taze, hayat kadar nazik” olduğunu kâğıt üstünde de olsa teslim etmek istedik.

    Tâhirü’l-Mevlevî’nin İstanbul’a dair yazılarının derlenerek bir bütünlüğe kavuştuğu bu eser 1910 ile 1951 yılları arasında dergilerde kaleme aldığı 40 yıllık bir yazı birikimini okurlarımızla buluşturuyor. Tarih sırasına göre Beyânülhak, (1910, 1911), Sebilürreşad, (1914), Mahfil, (1921-1925), Yücel, (1936), Bilgi Yurdu, (1938, 1939, 1940), İslâm Yolu (1948-1951) dergilerinde yayımlanan bu yazıların bazıları tefrika halinde yayımlanmış, bazıları da münferit yazılar olarak dergi sayfalarında kalmış. Dergilerdeki yazıları dışında bu kitaba ilave edilen tarihi belirtilmemiş bir yazma risale de “İstanbul’un Eski Âdetlerinden” başlılığını taşımaktadır.

    Bu eseri meydan getiren yazılar yaklaşık 40 yıllık bir süreci de yansıtmaktadır. Özellikle alfabe değişiminin etkilerinin görülebileceği, Türkçenin izlediği seyri göstermesi bakımından da ayrı bir dikkatin konusu olabilecek bir eser.

    Kitabın ismine gelince... Kitabın adı Tâhirü’l-Mevlevî’nin bu eserde geçen bir cümlesi: Bahar Kadar Taze, Hayat Kadar Nazik. İstanbul’a yakıştırdığımız bu ifade İstanbul’un mevcut hali göz önüne getirildiğinde belki bazı okurlarımıza ironik gelebilir. Doğrusu bu satırları yazan için de öyle. İstanbul bizleri hak etmese bile bu tanımlamayı fazlasıyla hak eden bir şehir. Ve İstanbul, ufkunu kaplayan devasa beton kütleleri, aziz varlığına saplanmış bir hakaret gibi sinesine çekiyor olabilir ve bizlere hal diliyle neler söylediğini tahmin etmek de zor değil. Ama biz en azından onun hakkının “bahar kadar taze, hayat kadar nazik” olduğunu kâğıt üstünde de olsa teslim etmek istedik.

    Önerilen Ürünler

    Campbell Temel Biyoloji Fizyoloji İlaveli

    Eric J. Simon

    1250,00 ₺ 1125,00 ₺

    Raven Bitki Biyolojisi

    Ray F. Evert

    1935,00 ₺ 1741,50 ₺

    Evrim Neden Gerçektir

    600,00 ₺ 540,00 ₺
    >