Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bütün Şiirleri

    ISBN :9786057467003
    Sayfa Sayısı :224
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    160,00 ₺
    120,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 2 yaşında gurbete çıktım. 7’sinde mektebe başladım. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak saldım. 13’te Oktay Rifat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım ve şarkı söylemesini çok sevdim. 19 yaşından sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok âşık oldum, hiç evlenmedim. Ben Orhan Veli.

    Orhan Veli Kanık, yalnızca 36 yıllık kısacık hayatına sığdırdığı şiirlerle değil, ülkemiz şiirinde yaptığı köklü değişimle, deyim yerindeyse gerçekleştirdiği devrimle de hepimizin gönlünde taht kurmuştur. Şairaneliğin yerine sade bir dili şiire soktuğu gibi, “küçük insan”ın, yani halktan, sıradan insanın şiirini yazmış ve gündelik dili şiirin “ana dili” haline getirmiştir. Kısacası, şiir ırmağının yatağını değiştirmiştir. Hem de ağır ağır değil, aniden!

    Altay Öktem

    1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 2 yaşında gurbete çıktım. 7’sinde mektebe başladım. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak saldım. 13’te Oktay Rifat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım ve şarkı söylemesini çok sevdim. 19 yaşından sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok âşık oldum, hiç evlenmedim. Ben Orhan Veli.

    Orhan Veli Kanık, yalnızca 36 yıllık kısacık hayatına sığdırdığı şiirlerle değil, ülkemiz şiirinde yaptığı köklü değişimle, deyim yerindeyse gerçekleştirdiği devrimle de hepimizin gönlünde taht kurmuştur. Şairaneliğin yerine sade bir dili şiire soktuğu gibi, “küçük insan”ın, yani halktan, sıradan insanın şiirini yazmış ve gündelik dili şiirin “ana dili” haline getirmiştir. Kısacası, şiir ırmağının yatağını değiştirmiştir. Hem de ağır ağır değil, aniden!

    Altay Öktem

    >