Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Anonim Şirketler Hukukunda Sermayenin Korunması İlkesi

    ISBN :9786257899598
    Sayfa Sayısı :380
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.2x23.5 cm
    Basım Yılı :2020
    330,00 ₺
    297,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Sermayenin korunması ilkesi, şirketin kuruluş safhası için öngörülen asgari sermaye şartını karşılamasını, kuruluşta ve sermaye artırımında pay sahiplerince taahhüt edilen katılma paylarının tam ve gerçeğe uygun değeriyle şirkete getirilmesini, pay sahiplerine yapılabilecek dağıtımın esas sermayeyle kanunen bağlı yedek akçelerin toplamının özkaynak olarak korunması esasına dayanan kurallara bağlanmasını ve esas sermayenin kısmen veya tamamen kaybı halinde alınması gereken tedbirleri ifade eder.

    Günümüzde, sermayenin korunması ilkesinin menkul kıymetler piyasalarının baskısı altında olduğu kabul edilir. Zira ilke kapsamında öngörülen katı düzenlemeler, özkaynak ile finansmandan elde edilebilecek verimi düşürmektedir. Ayrıca, bu düzenlemeler alacaklılara yeterince güvence sağlamamaktadır. Özellikle, dağıtımlarda uygulanan ödeme gücü testlerinin sermayenin korunması kurallarından daha etkili koruma sağladığı yönünde güçlü bir doktrin gelişmiştir. Sermayenin korunması ilkesinin giderek önemini kaybettiği açıktır. İlkenin kaldırılması yönündeki yeni yaklaşımlar kaçınılmaz biçimde Türkiye'yi de etkileyecektir.

    Sermayenin korunması ilkesi, şirketin kuruluş safhası için öngörülen asgari sermaye şartını karşılamasını, kuruluşta ve sermaye artırımında pay sahiplerince taahhüt edilen katılma paylarının tam ve gerçeğe uygun değeriyle şirkete getirilmesini, pay sahiplerine yapılabilecek dağıtımın esas sermayeyle kanunen bağlı yedek akçelerin toplamının özkaynak olarak korunması esasına dayanan kurallara bağlanmasını ve esas sermayenin kısmen veya tamamen kaybı halinde alınması gereken tedbirleri ifade eder.

    Günümüzde, sermayenin korunması ilkesinin menkul kıymetler piyasalarının baskısı altında olduğu kabul edilir. Zira ilke kapsamında öngörülen katı düzenlemeler, özkaynak ile finansmandan elde edilebilecek verimi düşürmektedir. Ayrıca, bu düzenlemeler alacaklılara yeterince güvence sağlamamaktadır. Özellikle, dağıtımlarda uygulanan ödeme gücü testlerinin sermayenin korunması kurallarından daha etkili koruma sağladığı yönünde güçlü bir doktrin gelişmiştir. Sermayenin korunması ilkesinin giderek önemini kaybettiği açıktır. İlkenin kaldırılması yönündeki yeni yaklaşımlar kaçınılmaz biçimde Türkiye'yi de etkileyecektir.

    >