Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Anlıyorum Ama Konuşamıyorum

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Alev Karaduman
    ISBN :9789750517914
    Sayfa Sayısı :287
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x19.5 cm
    Basım Yılı :2015
    395,00 ₺
    335,75 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Aaa sen Kürt müsün, Kürtlere hiç benzemiyorsun’lar başladı. Neden? Güzelim diye mi? Kaşlarımı falan alıyorum diye mi? Nasıl olmam gerekiyor ki... Bir gün kantinde bir çocuk ‘Tuncelili misin hakikaten?’ deyip eliyle makineli tüfek kullanır gibi ‘dşın dşın’ sesleri çıkartmıştı.”

    “Babam Türk olduğu için bizim evde Kürtçe hiç konuşulmadı, kiminle konuşacaktı ki annem? O yüzden benim için Kürtçe gizli saklının dili biraz. (...) onlar her Kürtçe konuştuğunda benim kulağım üç kere fazla kabarıyordu.”

    “Çoğu kez amcalar, teyzeler ‘Hadi oradan, neren Kürt senin? Böyle Türkçe konuşan, böyle giyinip kuşanan Kürt mü olur?’ diyorlardı. Kaşımın gözümün karalığını kullanıyordum en son silah olarak, ‘Bizim oraların kızıyım vallaha!’ diyordum.”

    “Batı”da, büyük şehir ortamında büyüyen Kürt gençlerin kimliklerini keşfetme hikâyeleri... Kâh “Türkler” tarafından, kâh “gerçek Kürtler” tarafından yadırganarak... Kendilerini türlü türlü eksikli hissedip, bir yandan da her şeye eleştirel bakarak... Kâh hüzünlü, kâh eğlenceli, kâh içine kapanmaya iten, öfkelendiren, kâh öğretici, olgunlaştırıcı  bir kendini bulma tecrübesi... Alev Karaduman, birçok hikâyeyi, gözlemlerine ve kendi arayışına katarak, heyecanla, hevesle anlatıyor.

    Gülten Kaya’nın önsözüyle...

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz

    “Aaa sen Kürt müsün, Kürtlere hiç benzemiyorsun’lar başladı. Neden? Güzelim diye mi? Kaşlarımı falan alıyorum diye mi? Nasıl olmam gerekiyor ki... Bir gün kantinde bir çocuk ‘Tuncelili misin hakikaten?’ deyip eliyle makineli tüfek kullanır gibi ‘dşın dşın’ sesleri çıkartmıştı.”

    “Babam Türk olduğu için bizim evde Kürtçe hiç konuşulmadı, kiminle konuşacaktı ki annem? O yüzden benim için Kürtçe gizli saklının dili biraz. (...) onlar her Kürtçe konuştuğunda benim kulağım üç kere fazla kabarıyordu.”

    “Çoğu kez amcalar, teyzeler ‘Hadi oradan, neren Kürt senin? Böyle Türkçe konuşan, böyle giyinip kuşanan Kürt mü olur?’ diyorlardı. Kaşımın gözümün karalığını kullanıyordum en son silah olarak, ‘Bizim oraların kızıyım vallaha!’ diyordum.”

    “Batı”da, büyük şehir ortamında büyüyen Kürt gençlerin kimliklerini keşfetme hikâyeleri... Kâh “Türkler” tarafından, kâh “gerçek Kürtler” tarafından yadırganarak... Kendilerini türlü türlü eksikli hissedip, bir yandan da her şeye eleştirel bakarak... Kâh hüzünlü, kâh eğlenceli, kâh içine kapanmaya iten, öfkelendiren, kâh öğretici, olgunlaştırıcı  bir kendini bulma tecrübesi... Alev Karaduman, birçok hikâyeyi, gözlemlerine ve kendi arayışına katarak, heyecanla, hevesle anlatıyor.

    Gülten Kaya’nın önsözüyle...

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltsiz
    >