Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Altın Orda Devleti'nde Din

    Yayınevi : Berikan Yayınları
    ISBN :9786057501240
    Sayfa Sayısı :200
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14x21 cm
    Basım Yılı :2019
    299,00 ₺
    254,15 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bu çalışmamızda Cengiz Han'ın büyük oğlu Cuci tarafından temelleri atılan ve onun oğlu Batu Han tarafından Deşt-i Kıpçak bölgesinde kurulan Türk Moğol devleti “Altın Orda Devleti” nin geçirdiği dini değişimler analiz edilmiştir.

    Altın Orda Devleti'nin hakimiyeti altında olan Deşt-i Kıpçak, Orta Asya, Kafkasya, Kırım ve Sibirya coğrafyalarında çeşitli din ve inançlara sahip halklar bulunmakta idi.

    Bu halklar ilk defa bir siyasi yönetimde birleşebilmişlerdi. Devletin başarılı bir şekilde gelişmesi için sadece bölgelerin siyasi birliği değil, manevi birliğe de ihtiyacı vardı. Bu durum İslam dininin bürokraside rağbet görmesinin nedenlerinden biri olmuştur.

    Devlet adına yazılan mektup, yarlık ve belgeler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu güç kaynağı olarak Gök Tanrı kültünün devam ettiği anlaşılmıştır. Doğu Avrupa'ya gelen Moğol savaşçılarının Türkleşmesi o kadar hızlı olmuştur ki, artık 14. yüzyılda burada Kıpçak edebiyatı ve Kıpçak Türkçesi yaygın olarak kullanılır hale gelmişti.

    Bu çalışmamızda Cengiz Han'ın büyük oğlu Cuci tarafından temelleri atılan ve onun oğlu Batu Han tarafından Deşt-i Kıpçak bölgesinde kurulan Türk Moğol devleti “Altın Orda Devleti” nin geçirdiği dini değişimler analiz edilmiştir.

    Altın Orda Devleti'nin hakimiyeti altında olan Deşt-i Kıpçak, Orta Asya, Kafkasya, Kırım ve Sibirya coğrafyalarında çeşitli din ve inançlara sahip halklar bulunmakta idi.

    Bu halklar ilk defa bir siyasi yönetimde birleşebilmişlerdi. Devletin başarılı bir şekilde gelişmesi için sadece bölgelerin siyasi birliği değil, manevi birliğe de ihtiyacı vardı. Bu durum İslam dininin bürokraside rağbet görmesinin nedenlerinden biri olmuştur.

    Devlet adına yazılan mektup, yarlık ve belgeler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu güç kaynağı olarak Gök Tanrı kültünün devam ettiği anlaşılmıştır. Doğu Avrupa'ya gelen Moğol savaşçılarının Türkleşmesi o kadar hızlı olmuştur ki, artık 14. yüzyılda burada Kıpçak edebiyatı ve Kıpçak Türkçesi yaygın olarak kullanılır hale gelmişti.

    >