Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Alacakaranlık Günce

    Yazar : Ali Teoman
    ISBN :9789750840791
    Sayfa Sayısı :140
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    110,00 ₺
    82,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Ali Teoman'ın yayımlanmasını vasiyet ettiği dosyalardan biriydi Alacakaranlık Günce, 1992 yazında Paris’te günün ilk saatlerinde tutulmuş, Teoman’ın anlatı dünyasının çekirdekleriyle dolu bir defter. Sözcüklerin izini süren genç bir yazarın düşleri, anıları, biçem denemeleri... “Niçin yazıyoruz?” sorusuna verilmiş kişisel bir yanıt.

    Sanki bunlar bana dikte edilmişti; yazmamış, yalnızca kâğıda geçirmiştim. Günceyi yayıma hazırlarken de, düzeltmeleri olabildiğince azda tuttum, ekleme ve çıkartma ise hiç yapmadım. Yalnızca kişi adları yerine kısaltmalar kullandım, ki bunun nedeninin de tahmin edilebileceğini sanıyorum. Dolayısıyla, elinizdeki basılı metnin, elyazmasıyla aşağı yukarı aynı olduğu söylenebilir.

    O odanın anarahmini andıran loşluğu ve sessizliği bugün hâlâ aklımda. O günleri özlüyorum ve –bunun olanaksız bir düş olduğunu bilsem de günün birinde yine aynı dingin ortamı bulabilmeyi diliyorum.

    Ali Teoman'ın yayımlanmasını vasiyet ettiği dosyalardan biriydi Alacakaranlık Günce, 1992 yazında Paris’te günün ilk saatlerinde tutulmuş, Teoman’ın anlatı dünyasının çekirdekleriyle dolu bir defter. Sözcüklerin izini süren genç bir yazarın düşleri, anıları, biçem denemeleri... “Niçin yazıyoruz?” sorusuna verilmiş kişisel bir yanıt.

    Sanki bunlar bana dikte edilmişti; yazmamış, yalnızca kâğıda geçirmiştim. Günceyi yayıma hazırlarken de, düzeltmeleri olabildiğince azda tuttum, ekleme ve çıkartma ise hiç yapmadım. Yalnızca kişi adları yerine kısaltmalar kullandım, ki bunun nedeninin de tahmin edilebileceğini sanıyorum. Dolayısıyla, elinizdeki basılı metnin, elyazmasıyla aşağı yukarı aynı olduğu söylenebilir.

    O odanın anarahmini andıran loşluğu ve sessizliği bugün hâlâ aklımda. O günleri özlüyorum ve –bunun olanaksız bir düş olduğunu bilsem de günün birinde yine aynı dingin ortamı bulabilmeyi diliyorum.

    >