Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Agafya

    Yayınevi : Destek Yayınları
    Yazar : Ertürk Akşun
    ISBN :9786053116844
    Sayfa Sayısı :408
    Baskı Sayısı :40
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2019
    450,00 ₺
    360,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    1920’de dünya yeniden şekillenmeye başlamıştı. Rusya’da başlayan Ekim Devrimi sonrasında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Anadolu’da Mustafa Kemal’in askerleri amansız bir kurtuluş savaşı vermekteydi. İngiliz yanlısı Beyaz Rus ordusu yetmiş bin askeri, savaş gemileri ve silahlarıyla Mustafa Kemal’e karşı kullanılmak üzere İstanbul’a konuşlandırılmıştı. Bu orduyla birlikte devrimden kaçıp işgal altındaki İstanbul’a sığınan Rus asilzadeleri, gelirken yanlarında sadece acılarını, hayal kırıklıklarını, hırslarını ve korkularını değil, köklü kültürlerini, asaletlerini, sanat zevklerini, incelikli estetiklerini de getirmişlerdi. Böylece İstanbul’un yaralı, yoksul ve gelişmemiş çehresinin rengi de, dokusu da biçim değiştirmeye başlamıştı.

    Devrimden kaçan Rus soylusu güzel bir kadının, işgal altındaki İstanbul’da yaşadığı, iki erkek arasında kalan, çıkmazlarla dolu, tutkulu aşk hikâyesidir AGAFYA. Aynı zamanda bir intikam hikâyesi ve bir kadının her şeye rağmen ayakta kalma mücadelesidir de...
    Savaşın insanı, aşkı, beklentileri nasıl değiştirdiğini ve insanın ilkel dürtülerini acıyla nasıl adım adım ezerek evrimleştirdiğini yalın ve ustalıklı bir anlatımla şiirselleştiren, destansı bir romandır AGAFYA.

    “Ben temiz bir kâğıt yaprağı değilim...

    Kafana göre üzerine bir şeyler yazabileceğin, şekil vereceğin, sıkıldığında buruşturup atabileceğin...

     

    1920’de dünya yeniden şekillenmeye başlamıştı. Rusya’da başlayan Ekim Devrimi sonrasında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Anadolu’da Mustafa Kemal’in askerleri amansız bir kurtuluş savaşı vermekteydi. İngiliz yanlısı Beyaz Rus ordusu yetmiş bin askeri, savaş gemileri ve silahlarıyla Mustafa Kemal’e karşı kullanılmak üzere İstanbul’a konuşlandırılmıştı. Bu orduyla birlikte devrimden kaçıp işgal altındaki İstanbul’a sığınan Rus asilzadeleri, gelirken yanlarında sadece acılarını, hayal kırıklıklarını, hırslarını ve korkularını değil, köklü kültürlerini, asaletlerini, sanat zevklerini, incelikli estetiklerini de getirmişlerdi. Böylece İstanbul’un yaralı, yoksul ve gelişmemiş çehresinin rengi de, dokusu da biçim değiştirmeye başlamıştı.

    Devrimden kaçan Rus soylusu güzel bir kadının, işgal altındaki İstanbul’da yaşadığı, iki erkek arasında kalan, çıkmazlarla dolu, tutkulu aşk hikâyesidir AGAFYA. Aynı zamanda bir intikam hikâyesi ve bir kadının her şeye rağmen ayakta kalma mücadelesidir de...
    Savaşın insanı, aşkı, beklentileri nasıl değiştirdiğini ve insanın ilkel dürtülerini acıyla nasıl adım adım ezerek evrimleştirdiğini yalın ve ustalıklı bir anlatımla şiirselleştiren, destansı bir romandır AGAFYA.

    “Ben temiz bir kâğıt yaprağı değilim...

    Kafana göre üzerine bir şeyler yazabileceğin, şekil vereceğin, sıkıldığında buruşturup atabileceğin...

     

    >