Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    23,5 Derecenin Sırrı - Güney Afrika'ya Yolculuk

    Yayınevi : Elma Çocuk
    Yazar : Zeynep Rade
    ISBN :9786257343398
    Sayfa Sayısı :56
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 21.00
    Basım Yılı :2023
    139,00 ₺
    104,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Çok sevilen İki Renkli Muhallebi kitabının yazarı Zeynep Rade, bu kez de bizi, gezegenimiz Dünya’nın işleyişi ve mevsimlerin oluşumunun ardındaki bilimi gözler önüne sermek için yeni kitabına davet ediyor. Haydi toplanın! İlker’le birlikte yolculuğa çıkıyoruz. Güney Afrika kazan biz kepçe gezeceğiz. İlker bavuluna hangi giysilerini koysa acaba? Mayosunu alsa mı yanına? Siyah beyaz atkısı deri ceketiyle çok yakışır. Babasının deri eldivenlerini de koydu mu bu iş tamamdır. İşte böyle başlar İlker’in macerası… Yanına alacağı her şeyi özenle seçip bavulunu hazırlamıştır. Eyvah! Uçaktan iner inmez İlker büyük bir şaşkınlık yaşar. Çok büyük bir yanlışlık yapmıştır! Bavulunda getirdiği hiçbir giysiyi giyemeyecektir. Bütün bunlar 23,5 dereceyle ilgilidir. Ama İlker kararlıdır. 23,5 derecenin sırrını çözmeden Güney Afrika’dan dönmeyecektir… Tema: Dünyanın işleyişi Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Gökbilim, keşif, İLETİŞİM, ülkeler, dünya, evren, mevsimler, seyahat, DOĞA VE EVREN, aile, kardeşlik Tutum ve Değerler: İstekli olma, merak, bağımsız davranma, sorumluluk Profil Öğeleri: Sorgulayan, dönüşümlü düşünen 8-10 Yaş/ 2-3-4. Sınıf KİTAPTAN İlker sabırsızca sandalyesinde kıvrandı ve “Öyleyse ben giderim!” dedi . Gözleri parlıyordu. Kaplanlar, filler, aslanlar, kabileler… Arkadaşlarına söylediğinde suratlarının alacağı ifadeyi merak ediyordu doğrusu. *** “Meraklı değilim odana. Annem bunu yazlıkların arasından çıkarmış. Senden ses çıkmayınca benimle gönderdi, yanına alacakmışsın” dedi elindeki mayoyu sallayarak. “Öf, lapa lapa kar yağarken havuza mı gireceğim?” *** Öte yandan da eniştesinin ve halasının onu neden şortla karşılamaya geldiğini düşünüyordu. Gelirlerdi tabii çünkü hava o kadar sıcaktı ki! Ayrıca İlker’in kışlık kıyafetlerini görünce yaşadıkları şaşkınlık gözünden kaçmamıştı. *** Dünya, Güneş’in etrafında dönmeseydi ve ekseni 23,5 derece eğik olmasaydı Dünya’nın iki yarı küresinde aynı anda farklı mevsimler oluşmazdı. Mevsimler varsa eksen eğikliği sayesinde. Neymiş? 23,5 de-re-ce! 23,5 de-re-ce…” diyordu ki sıçrayarak uyandı. O kadar limonatadan sonra çok sıkışmıştı, tuvalete gitmesi şarttı. Yazar Hakkında: İstanbul Mühürdar ’da, kedilerin hüküm sürdüğü bir evde doğdum, büyüdüm. Şimdi kitaplarım ve ben eski adı Lutesya olan Paris’te yaşıyoruz. Paris’in bir diğer bir adı da “ışıklar şehri”. 17. yüzyılda Avrupa’da yaşayan filozof ve aydınlar, o dönemlerde insanlar arasında oldukça yaygın olan batıl inançlardan ve hurafelerden kurtulmanın yollarını aramak için Paris’te bir araya gelmişler. Burada eğitim, hukuk, tıp gibi pek çok alanda yenilikler başlatmışlar. Bu dönem de dünya tarihine Aydınlık Çağ olarak geçmiş. Ne güzel değil mi? Bir oğlum var, Mehmet. Çöp adamlardan çizgi roman yapmayı, kedileri ve film izlemeyi çok seviyor. Artık büyüdü, çocukluğundan beri hayalini kurduğu Ortaçağ Tarihi eğitimi alıyor. İstanbul’daki evimizin bahçesinde hâlâ köpekler ve kediler var. Köpeklerin adları Tipsi, Yamalı, Tazı, Barbie ve Bıkbık; kedilerin adları ise Küçük Kızılcık, Zombik, Uhura, Belgin Doruk ve Blanche (Blanş diye okunuyor). Yazmayı, doğayı, geri dönüşüm yapmayı, kitapları, kitapçıları seviyorum. Bir de Mehmet’i tabii! Bir de kitaplarımı renkli kâğıtlarla kaplamayı seviyorum… Bir de turşu ve cacığı. Bir de köpekleri… Sonra kedileri... Kaç tane oldu?
    Çok sevilen İki Renkli Muhallebi kitabının yazarı Zeynep Rade, bu kez de bizi, gezegenimiz Dünya’nın işleyişi ve mevsimlerin oluşumunun ardındaki bilimi gözler önüne sermek için yeni kitabına davet ediyor. Haydi toplanın! İlker’le birlikte yolculuğa çıkıyoruz. Güney Afrika kazan biz kepçe gezeceğiz. İlker bavuluna hangi giysilerini koysa acaba? Mayosunu alsa mı yanına? Siyah beyaz atkısı deri ceketiyle çok yakışır. Babasının deri eldivenlerini de koydu mu bu iş tamamdır. İşte böyle başlar İlker’in macerası… Yanına alacağı her şeyi özenle seçip bavulunu hazırlamıştır. Eyvah! Uçaktan iner inmez İlker büyük bir şaşkınlık yaşar. Çok büyük bir yanlışlık yapmıştır! Bavulunda getirdiği hiçbir giysiyi giyemeyecektir. Bütün bunlar 23,5 dereceyle ilgilidir. Ama İlker kararlıdır. 23,5 derecenin sırrını çözmeden Güney Afrika’dan dönmeyecektir… Tema: Dünyanın işleyişi Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Gökbilim, keşif, İLETİŞİM, ülkeler, dünya, evren, mevsimler, seyahat, DOĞA VE EVREN, aile, kardeşlik Tutum ve Değerler: İstekli olma, merak, bağımsız davranma, sorumluluk Profil Öğeleri: Sorgulayan, dönüşümlü düşünen 8-10 Yaş/ 2-3-4. Sınıf KİTAPTAN İlker sabırsızca sandalyesinde kıvrandı ve “Öyleyse ben giderim!” dedi . Gözleri parlıyordu. Kaplanlar, filler, aslanlar, kabileler… Arkadaşlarına söylediğinde suratlarının alacağı ifadeyi merak ediyordu doğrusu. *** “Meraklı değilim odana. Annem bunu yazlıkların arasından çıkarmış. Senden ses çıkmayınca benimle gönderdi, yanına alacakmışsın” dedi elindeki mayoyu sallayarak. “Öf, lapa lapa kar yağarken havuza mı gireceğim?” *** Öte yandan da eniştesinin ve halasının onu neden şortla karşılamaya geldiğini düşünüyordu. Gelirlerdi tabii çünkü hava o kadar sıcaktı ki! Ayrıca İlker’in kışlık kıyafetlerini görünce yaşadıkları şaşkınlık gözünden kaçmamıştı. *** Dünya, Güneş’in etrafında dönmeseydi ve ekseni 23,5 derece eğik olmasaydı Dünya’nın iki yarı küresinde aynı anda farklı mevsimler oluşmazdı. Mevsimler varsa eksen eğikliği sayesinde. Neymiş? 23,5 de-re-ce! 23,5 de-re-ce…” diyordu ki sıçrayarak uyandı. O kadar limonatadan sonra çok sıkışmıştı, tuvalete gitmesi şarttı. Yazar Hakkında: İstanbul Mühürdar ’da, kedilerin hüküm sürdüğü bir evde doğdum, büyüdüm. Şimdi kitaplarım ve ben eski adı Lutesya olan Paris’te yaşıyoruz. Paris’in bir diğer bir adı da “ışıklar şehri”. 17. yüzyılda Avrupa’da yaşayan filozof ve aydınlar, o dönemlerde insanlar arasında oldukça yaygın olan batıl inançlardan ve hurafelerden kurtulmanın yollarını aramak için Paris’te bir araya gelmişler. Burada eğitim, hukuk, tıp gibi pek çok alanda yenilikler başlatmışlar. Bu dönem de dünya tarihine Aydınlık Çağ olarak geçmiş. Ne güzel değil mi? Bir oğlum var, Mehmet. Çöp adamlardan çizgi roman yapmayı, kedileri ve film izlemeyi çok seviyor. Artık büyüdü, çocukluğundan beri hayalini kurduğu Ortaçağ Tarihi eğitimi alıyor. İstanbul’daki evimizin bahçesinde hâlâ köpekler ve kediler var. Köpeklerin adları Tipsi, Yamalı, Tazı, Barbie ve Bıkbık; kedilerin adları ise Küçük Kızılcık, Zombik, Uhura, Belgin Doruk ve Blanche (Blanş diye okunuyor). Yazmayı, doğayı, geri dönüşüm yapmayı, kitapları, kitapçıları seviyorum. Bir de Mehmet’i tabii! Bir de kitaplarımı renkli kâğıtlarla kaplamayı seviyorum… Bir de turşu ve cacığı. Bir de köpekleri… Sonra kedileri... Kaç tane oldu?
    >