Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    1871 Paris Komünü Günleri

    Yazar : Victor Hugo
    ISBN :9786052986233
    Sayfa Sayısı :408
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12.5x21 cm
    Basım Yılı :2020
    150,00 ₺
    120,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Savaşta Almanlar karşısında ağır bir yenilgi alan Fransa, Üçüncü Cumhuriyet’in ilanı ve çok geçmeden patlak veren ünlü Paris Komünü isyanıyla, 1848’den sonra bir kez daha devrimci bir ruhla ayaklanıyor. Paris kuşatma altında, aralıksız süren bombardımanda insanlar kırılırken barikatların ardında, sonu kanlı bitecek bir direniş filizleniyor. Uzun yıllar sürgün yaşadıktan sonra ülkesine dönen Victor Hugo’nun 1871 tarihli günlüğü, en sevdiği oğlunun cenazesini, üstelik Komün’ün kuruluş günü kaldıran bir babanın gözünden, devrimler tarihinin en unutulmaz deneyimlerinden birine tanıklık ediyor.

    “Taşlı ve sopalı elli ya da altmışa yakın adam, gece iki saat boyunca, altmış dokuz yaşındaki bir adamı, dört kadını ve iki küçük çocuğu evlerinde kuşattılar. Savunmasızdım. Bir değneğim bile yoktu. Ölümlerin en iğrenci olan cinayeti yakından gördüm. Üç kez saldırdılar. Arada sessizlik oluyordu. O sırada meydanın arkasındaki bülbülün sesini duyuyordum.”

    Savaşta Almanlar karşısında ağır bir yenilgi alan Fransa, Üçüncü Cumhuriyet’in ilanı ve çok geçmeden patlak veren ünlü Paris Komünü isyanıyla, 1848’den sonra bir kez daha devrimci bir ruhla ayaklanıyor. Paris kuşatma altında, aralıksız süren bombardımanda insanlar kırılırken barikatların ardında, sonu kanlı bitecek bir direniş filizleniyor. Uzun yıllar sürgün yaşadıktan sonra ülkesine dönen Victor Hugo’nun 1871 tarihli günlüğü, en sevdiği oğlunun cenazesini, üstelik Komün’ün kuruluş günü kaldıran bir babanın gözünden, devrimler tarihinin en unutulmaz deneyimlerinden birine tanıklık ediyor.

    “Taşlı ve sopalı elli ya da altmışa yakın adam, gece iki saat boyunca, altmış dokuz yaşındaki bir adamı, dört kadını ve iki küçük çocuğu evlerinde kuşattılar. Savunmasızdım. Bir değneğim bile yoktu. Ölümlerin en iğrenci olan cinayeti yakından gördüm. Üç kez saldırdılar. Arada sessizlik oluyordu. O sırada meydanın arkasındaki bülbülün sesini duyuyordum.”

    >