Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Şizofren Aşkın Günlükleri

    Yayınevi : Mona Kitap
    Yazar : Cezmi Ersöz
    ISBN :9786052182253
    Sayfa Sayısı :436
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    225,00 ₺
    191,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Ne acımasız ne bencilim değil mi?
    Patlama 2: Sana sahip olmak uğruna
    Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım
    Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu
    Hiç düşünmem
    Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına
    Ama öyle güzel, öyle çocuk ki yüreğin
    Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah

    Ve biz
    Yeryüzünün yarım kalmış hikayeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla.

     Bir kadın ve bir erkek... Bir kış gecesinde, kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada’daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler. Kadın tutkulu, şefkatli ve hassastır. Erkek bencildir, haindir. O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır, bilir kendi kabahatlerini... Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece, belki de erkeğin son şansı olacaktır. İyi bilir aşkın adaletsizliğini. “Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını, ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu, bir gün önüne çıkacağını, bundan kaçış olamayacağını...” Adalı Mikail’in Kahvesi’nde oturmuş, “Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu!” diye kendi kendine mırıldanırken, çayını içer ve sadece bekler!

    Ne acımasız ne bencilim değil mi?
    Patlama 2: Sana sahip olmak uğruna
    Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım
    Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu
    Hiç düşünmem
    Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına
    Ama öyle güzel, öyle çocuk ki yüreğin
    Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah

    Ve biz
    Yeryüzünün yarım kalmış hikayeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla.

     Bir kadın ve bir erkek... Bir kış gecesinde, kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada’daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler. Kadın tutkulu, şefkatli ve hassastır. Erkek bencildir, haindir. O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır, bilir kendi kabahatlerini... Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece, belki de erkeğin son şansı olacaktır. İyi bilir aşkın adaletsizliğini. “Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını, ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu, bir gün önüne çıkacağını, bundan kaçış olamayacağını...” Adalı Mikail’in Kahvesi’nde oturmuş, “Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu!” diye kendi kendine mırıldanırken, çayını içer ve sadece bekler!

    >