Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Şiirler

    Yayınevi : Cumhuriyet Kitapları
    ISBN :9786257715089
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2021
    200,00 ₺
    160,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Orhan Veli’nin de yaşamı sürüyor olsa şiiri nasıl yönelişler içinde olurdu, kestirebilmek kolay değil. Fakat 1949’da yayımlanan son kitabı “Karşı”daki “Gün Olur”, “Sizin İçin”, “İstanbul’u Dinliyorum”, “Hürriyet’e Doğru”, “Galata Köprüsü”, “Pireli Şiir” vb. şiirleriyle kitaplarına girmeyen ya da ölümünde sonra yayımlanmış aynı yılların ürünü “Sucunun Türküsü”, “Dalga”, Kuyruklu Şiir/Cevap”, “Macera”, “Birdenbire”, “Gelirli Şiir”, “Delikli Şiir”, “Aşk Resmi Geçiti”, “Yaşamak” vb. şiirleri, onu yaşam-ölüm ikilemi ve toplumsal adaletsizlik sorunlarıyla konuşma dili arayışlarının giderek daha sıklıkla ilgilendirdiğini gösteriyor.

    Yine de hepsinde ağır basan şey, keder ya da mutluluk duygusunun, mizahın, içinde sert bir toplumsal eleştiri gizleyen bir düşünce ya da günlük yaşama ilişkin önemsiz sayılabilecek bir gözlemin, bazen bir dil oyununun, sıradan bir iç dökme ya da söyleşi rahatlığında ve sadeliğinde şiire yükselmesidir…
    Ataol Behramoğlu

    Orhan Veli’nin de yaşamı sürüyor olsa şiiri nasıl yönelişler içinde olurdu, kestirebilmek kolay değil. Fakat 1949’da yayımlanan son kitabı “Karşı”daki “Gün Olur”, “Sizin İçin”, “İstanbul’u Dinliyorum”, “Hürriyet’e Doğru”, “Galata Köprüsü”, “Pireli Şiir” vb. şiirleriyle kitaplarına girmeyen ya da ölümünde sonra yayımlanmış aynı yılların ürünü “Sucunun Türküsü”, “Dalga”, Kuyruklu Şiir/Cevap”, “Macera”, “Birdenbire”, “Gelirli Şiir”, “Delikli Şiir”, “Aşk Resmi Geçiti”, “Yaşamak” vb. şiirleri, onu yaşam-ölüm ikilemi ve toplumsal adaletsizlik sorunlarıyla konuşma dili arayışlarının giderek daha sıklıkla ilgilendirdiğini gösteriyor.

    Yine de hepsinde ağır basan şey, keder ya da mutluluk duygusunun, mizahın, içinde sert bir toplumsal eleştiri gizleyen bir düşünce ya da günlük yaşama ilişkin önemsiz sayılabilecek bir gözlemin, bazen bir dil oyununun, sıradan bir iç dökme ya da söyleşi rahatlığında ve sadeliğinde şiire yükselmesidir…
    Ataol Behramoğlu

    >